İngiltere ve Avrupa Birliği (AB), yıllardır süren müzakerelerin ardından Cebelitarık’ın statüsünü yeniden tanımlayan tarihi bir anlaşmaya imza attı. Anlaşma kapsamında İspanya ile Cebelitarık arasındaki kara sınırında uygulanan pasaport ve gümrük kontrolleri kaldırılırken, bölgenin Schengen Bölgesi’ne entegrasyonu konusunda da önemli adımlar atılıyor. Bu gelişme, 2016’daki Brexit referandumundan bu yana çözülemeyen Cebelitarık sorununda yeni bir sayfa açıyor.
Anlaşmanın Ayrıntıları ve Arka Planı
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Madrid’de düzenlenen törenle anlaşmayı resmen onayladı. Anlaşmaya göre, Cebelitarık ile İspanya arasındaki sınırda fiziki kontrol noktaları kaldırılacak; ancak kişi ve mal hareketleri Frontex ve İspanyol güvenlik güçlerinin ortak denetiminde gerçekleştirilecek. Cebelitarık, Schengen Bölgesi’ne tam üye olmamakla birlikte, bu alana entegre bir “özel statü” kazanıyor. Bölge halkı, İngiliz vatandaşı olarak kalmaya devam edecek, ancak AB vatandaşları için serbest dolaşım hakkı tanınacak.
Anlaşmanın en kritik maddelerinden biri, Cebelitarık’ın havalimanı ve limanının ortak kullanımını düzenliyor. İspanya, uzun süredir bu tesislerin kontrolünü talep ediyordu. Anlaşma, egemenlik devri olmaksızın İspanya’ya belirli yetkiler veriyor. Ayrıca, sigara ve alkol kaçakçılığını önlemek için ortak bir gümrük rejimi kurulacak.
Brexit sonrası Cebelitarık, AB ile Birleşik Krallık arasında en çetrefilli konulardan biri haline gelmişti. 30 bin nüfuslu bu küçük yarımada, stratejik konumu ve vergi cenneti statüsü nedeniyle hem İngiltere hem de İspanya için büyük önem taşıyor. 1713 Utrecht Antlaşması’yla İngiltere’ye bırakılan bölge, İspanya tarafından hâlâ resmen talep ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Cebelitarık anlaşması, sadece İber Yarımadası’nın güneyini değil, aynı zamanda İngiltere-AB ilişkilerinin geleceğini de etkiliyor. Brexit sonrası ticaret ve güvenlik alanında yeni bir model olarak görülen bu düzenleme, diğer tartışmalı bölgeler için emsal teşkil edebilir. Özellikle Kuzey İrlanda Protokolü’nün uygulanmasında yaşanan sorunlar göz önüne alındığında, Cebelitarık çözümü “yaratıcı diplomasi” örneği olarak nitelendiriliyor.
Anlaşma, AB’nin genişleme politikası açısından da yeni bir paradigma sunuyor. Schengen alanına tam üye olmayan ama entegre olan bir bölge modeli, gelecekteki olası ortaklık anlaşmalarına ilham verebilir. Öte yandan, İspanya’nın aşırı sağ partileri anlaşmayı “ulusal egemenliğe ihanet” olarak nitelerken, İngiltere’deki Euroseptikler ise “Brüksel’e geri dönüş” eleştirisi yapıyor. Ancak her iki tarafın da ılımlı kesimleri, sınır kontrollerinin kalkmasının ekonomik canlanma getireceğini savunuyor.
Cebelitarık Başbakanı Fabian Picardo, anlaşmayı “tarihi bir uzlaşı” olarak tanımlarken, İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ise “İspanya’nın toprak bütünlüğüne saygı gösteren bir çözüm” ifadelerini kullandı. İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy ise anlaşmanın “Cebelitarık halkının refahı ve güvenliği için en iyi seçenek” olduğunu belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cebelitarık anlaşması, Türkiye-AB ilişkilerinde benzer statü modellerinin tartışılmasına zemin hazırlayabilir. Özellikle Kıbrıs meselesinde, iki toplumlu iki kesimli federasyon modeline alternatif olarak “egemenlik devri olmadan entegrasyon” fikri gündeme gelebilir. Ayrıca, anlaşmanın Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi müzakerelerinde yeni bir esneklik yaratması mümkün. Türkiye’nin Schengen alanına tam üyelik hedefi olmasa da, Cebelitarık benzeri bir özel statü, vize sorunlarına kısmi çözüm olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte, İngiltere’nin AB ile ilişkilerindeki bu yeni model, Türkiye’nin Brexit sonrası oluşan boşluğu doldurma stratejisini de etkileyebilir.