Hong Kong'un bayrak taşıyıcısı Cathay Pacific Airways, Orta Doğu'ya yönelik yolcu uçuşlarını gelecek yılın Ocak ayı sonuna kadar askıya aldığını duyurdu. Havayolu şirketi, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşının başlamasından bu yana seferlere üçüncü kez ara verdi. Cathay, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kenti ve Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a yapılan yolcu hizmetlerinin durdurulduğunu bildirdi. Karar, bölgedeki güvenlik risklerinin devam etmesi ve hava sahası kısıtlamaları nedeniyle alındı.
Gelişmenin arka planı ve havayolu kararları
Cathay Pacific, İran savaşının bölgesel istikrarı bozması nedeniyle Orta Doğu uçuşlarını ilk olarak savaşın hemen ardından askıya almıştı. Şirket, Ekim ayında yaptığı ilk ertelemenin ardından Kasım ayında ikinci kez süreyi uzatmıştı. Şimdi ise üçüncü erteleme ile seferlerin Ocak sonuna kadar durdurulması kararlaştırıldı. Havayolu yetkilileri, kararın yolcu güvenliği ve operasyonel belirsizlikler göz önünde bulundurularak alındığını belirtti. Cathay, bölgedeki diğer havayolları gibi İran üzerindeki hava sahasının kapanması veya riskli hale gelmesi nedeniyle alternatif rotalar kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum uçuş sürelerini uzatıyor ve maliyetleri artırıyor.
Hong Kong merkezli havayolu, Orta Doğu'da sadece Dubai ve Riyad'a değil, aynı zamanda bölgedeki diğer noktalara da sefer düzenliyordu. Ancak savaşın yayılma riski, şirketin bölgedeki operasyonlarını gözden geçirmesine yol açtı. Cathay Pacific'in kararı, küresel havacılık sektöründe Orta Doğu'ya yönelik uçuşlarda genel bir düşüşün parçası. Birçok uluslararası havayolu şirketi, İran ve çevresindeki hava sahasını kullanmaktan kaçınıyor. Bu durum, Asya ile Avrupa arasındaki uçuş güzergahlarında önemli değişikliklere neden oldu.
Uzmanlar, İran savaşının ne kadar süreceğine dair belirsizliğin havayollarını temkinli davranmaya ittiğini belirtiyor. Cathay'ın kararı, sadece operasyonel bir zorunluluk değil, aynı zamanda jeopolitik risk yönetimi stratejisi olarak da değerlendiriliyor. Şirket, yolcularına alternatif uçuş seçenekleri sunmak için diğer havayollarıyla işbirliği yapıyor. Ancak bölgedeki istikrarsızlık devam ederse, bu tür askıya alma kararlarının daha da uzaması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran savaşı, Orta Doğu'da hava trafiğini derinden etkiledi. İran'ın hava sahası, birçok uluslararası havayolu için kritik bir geçiş noktasıydı. Ancak savaşın başlamasıyla birlikte bu hava sahası büyük ölçüde kullanılamaz hale geldi. Havayolları, Asya'dan Avrupa'ya uçarken ya Orta Asya üzerinden ya da Mısır ve Suudi Arabistan üzerinden dolambaçlı rotalar izlemek zorunda kalıyor. Bu da yakıt maliyetlerini ve uçuş sürelerini artırıyor. Cathay Pacific gibi şirketler, bu ek maliyetleri yolculara yansıtmamak için sefer sayılarını azaltma yoluna gidiyor.
Küresel havacılık endüstrisi, pandemiden sonra toparlanma sürecindeyken İran savaşı yeni bir şok dalgası yarattı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), bölgedeki çatışmaların havayolu şirketlerinin gelirlerini olumsuz etkilediğini açıkladı. Özellikle Asya-Pasifik merkezli taşıyıcılar, Orta Doğu'daki bağlantı noktalarını kaybetmenin getirdiği zorluklarla mücadele ediyor. Dubai ve Riyad, Cathay için sadece yolcu değil, aynı zamanda kargo taşımacılığı açısından da önemli merkezlerdi. Bu seferlerin durdurulması, Hong Kong'un ticaret ve lojistik hacmini de dolaylı olarak etkileyebilir.
Diğer yandan, bölgesel havayolları da benzer önlemler alıyor. Emirates, Etihad ve Qatar Airways gibi Körfez merkezli şirketler, İran savaşına rağmen uçuşlarını sürdürmeye çalışsa da rotalarını değiştirmek zorunda kaldı. Ancak Batılı ve Asyalı taşıyıcıların çoğu, İran hava sahasından tamamen çekilmiş durumda. Bu durum, küresel havacılık ağının yeniden şekillenmesine yol açıyor. Uzmanlar, savaşın uzaması halinde Orta Doğu'nun havacılık merkezi olma özelliğini kaybedebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türk Hava Yolları (THY), İran savaşına rağmen Orta Doğu uçuşlarını sürdüren az sayıdaki büyük havayolundan biri. Ancak artan güvenlik riskleri ve hava sahası kısıtlamaları, THY'nin de rotalarını yeniden ayarlamasına neden olabilir. Cathay'ın kararı, bölgesel havacılıkta genel bir daralmanın işareti. Türkiye, jeopolitik konumu gereği hem Asya hem Avrupa arasında köprü rolünü korumak istiyor. Eğer İran savaşı uzarsa, Türk hava sahası ve İstanbul Havalimanı alternatif bir merkez olarak öne çıkabilir. Bu da Türkiye'nin lojistik ve ticaret gelirlerini artırabilir. Ancak savaşın yayılma riski, Türkiye'nin güvenliği için de tehdit oluşturuyor.