ABD'de aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden yayılması, siyasi bir çatışmaya dönüştü. Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy (Louisiana), Perşembe günü Sağlık ve İnsan Hizmetleri (HHS) Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ı, bu hastalıkların yeniden ortaya çıkmasından doğrudan sorumlu tuttu. Cassidy, sosyal medya platformu X'te New York Times'ın, hastanelerde kızamık ve boğmaca gibi aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden arttığını bildiren haberini paylaşarak Kennedy'yi suçladı.
Gelişmenin arka planı
Senatör Cassidy, paylaşımında 'Aşıyla önlenebilir hastalıkların geri dönüşü doğrudan HHS Bakanı'nın sorumluluğundadır' ifadelerini kullandı. Kennedy, uzun yıllardır aşı karşıtlığıyla bilinen bir figür olarak Trump yönetiminde HHS Bakanı olarak atanmıştı. Kennedy'nin özellikle kızamık aşısının otizme neden olduğu yönündeki çürütülmüş iddiaları savunması, tıp camiasında büyük tepki çekmişti. Şimdi ise ABD genelinde aşılanma oranlarının düşmesiyle birlikte, kızamık ve boğmaca gibi hastalıklarda ciddi artışlar yaşanıyor. Hastaneler, özellikle çocuklarda ağır seyreden bu hastalıklar için yoğun bakım yataklarında artış bildiriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD'deki bu durum, küresel çapta aşı karşıtlığı akımının tehlikelerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), aşı karşıtlığını küresel sağlık tehditleri arasında sayıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde aşılanma oranlarının düşmesi, salgınların yeniden ortaya çıkmasına neden oluyor. Kennedy gibi yüksek profilli figürlerin aşı karşıtı söylemleri, halk sağlığı politikalarını baltalıyor. Bu durum, sadece ABD'yi değil, küresel seyahat ve ticaret yoluyla diğer ülkeleri de etkileyebilir. Örneğin, kızamık salgınları sınır tanımaz ve aşılanmamış topluluklarda hızla yayılır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de aşı karşıtlığı son yıllarda artış göstermiş, özellikle çocukluk çağı aşılarında red oranları yükselmiştir. ABD'deki bu gelişme, Türkiye'de halk sağlığı otoriteleri için bir uyarı niteliğindedir. Kennedy gibi üst düzey bir bürokratın aşı karşıtlığını meşrulaştırması, küresel aşı güvenini zedeleyebilir. Türkiye, Sağlık Bakanlığı'nın aşı kampanyaları ve bilinçlendirme çalışmalarıyla bu akıma karşı direnç göstermeye çalışsa da, benzer söylemlerin sosyal medyada yayılması risk oluşturmaktadır. Türkiye'nin, özellikle sınır komşularındaki salgın risklerine karşı aşı politikalarını sürdürmesi kritik önemdedir.