Kanada Başbakanı Mark Carney liderliğindeki Liberal Parti, Pazartesi günü yapılan ara seçimlerde ezici bir zafer elde ederek üç sandalyeyi birden kazandı. Bu sonuç, Carney'nin parlamento çoğunluğunu artırırken, ülkenin ABD ile tırmanan ticaret savaşında elini güçlendirdi. Liberal Parti, Fransızca konuşulan Quebec bölgesindeki Chicoutimi-Le Fjord seçim bölgesi de dahil olmak üzere üç ayrı bölgede kazandı. Seçimler, Carney'nin Mart ayında Başbakan Justin Trudeau'nun istifasının ardından göreve gelmesinden bu yana ilk büyük seçim sınavı olarak görülüyor. Parti, seçim kampanyasında ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük tarifelerine karşı güçlü bir duruş sergilerken, seçmenlerin bu tutuma destek verdiği yorumları yapılıyor.
Seçim zaferi ve Carney'nin yükselişi
Ara seçimler, Kanada'nın çeşitli eyaletlerinde boşalan milletvekili koltukları için yapıldı. Liberal Parti, Quebec'teki Chicoutimi-Le Fjord'un yanı sıra Ontario ve Newfoundland-Labrador'daki seçim bölgelerinde de zafere ulaştı. Bu sonuçlarla birlikte, Carney liderliğindeki Liberal hükümet, Avam Kamarası'ndaki sandalye sayısını artırarak yasama sürecinde daha rahat bir konuma geldi. Seçim öncesinde yapılan anketler, Liberal Parti'nin özellikle büyük şehirlerde ve göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde desteğini artırdığını gösteriyordu.
Uzmanlar, Carney'nin kısa sürede partiyi toparlamasında ve ABD'ye karşı izlediği sert tutumun etkili olduğunu belirtiyor. Carney, seçim zaferinin ardından yaptığı konuşmada, "Kanadalılar, ekonomimizi ve egemenliğimizi koruma konusundaki kararlılığımıza güvendi. Bu zafer, halkın birlik ve dayanışma mesajıdır" ifadelerini kullandı. Ayrıca, seçim sonuçlarının ABD ile devam eden ticaret müzakerelerinde Kanada'ya güçlü bir el vereceği yorumları yapılıyor.
ABD ile ticaret savaşı ve küresel yansımaları
Kanada ile ABD arasındaki ticaret anlaşmazlığı, özellikle çelik, alüminyum ve otomotiv sektörlerinde uygulanan gümrük tarifeleri nedeniyle derinleşmiş durumda. ABD Başkanı Trump, Kanada'yı ticaret dengesizliğini azaltmaya çağırırken, Ottawa yönetimi ise karşı tedbirler uyguluyor. İki ülke arasındaki bu gerilim, küresel piyasaları da etkiliyor; Kanada, ABD ile yılda yaklaşık 750 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip. Uzmanlar, bu ticaret savaşının yalnızca iki ülkeyi değil, Kuzey Amerika ekonomisini ve küresel tedarik zincirlerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Kanada'nın bu süreçte Avrupa Birliği ve diğer ticaret ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirme arayışında olduğu gözleniyor. Carney, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, "Küresel ticaretin kurallara dayalı sistemini savunmaya kararlıyız. Tek taraflı tarifeler hiçbir ülkeye fayda sağlamaz" demişti. Seçim zaferi, Carney'nin bu politikalarını daha rahat uygulamasına olanak tanıyacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'daki bu siyasi gelişme, dolaylı da olsa Türkiye'yi ilgilendiriyor. ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı, küresel ticaret dengelerini etkileyebilecek nitelikte. Türkiye, Kanada ile Gümrük Birliği anlaşması bulunmamakla birlikte, iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 2 milyar dolar civarında. Olası bir küresel ticaret daralması, Türkiye'nin ihracatını da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Kanada'nın savunma sanayiinde Türkiye'ye yönelik bazı kısıtlamaları bulunuyor; bu seçimlerin ardından Carney hükümetinin tutumunun ne olacağı merak konusu. Ancak asıl önemli gelişme, liberal demokrasilerde seçimlerin ve hükümet değişimlerinin, uluslararası kriz dönemlerinde bile istikrarlı bir şekilde işlediğini göstermesidir. Türkiye, bu tür gelişmeleri yakından izleyerek dış politikasını güncelleyebilir.