Kanada Başbakanı Mark Carney'nin bu hafta Avrupa Birliği'ne (AB) gerçekleştirdiği üst düzey ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump ile olan gerilimi daha da tırmandırdı. ABD ile Kanada arasındaki ilişkiler, karşılıklı olarak uygulanan tarifeler nedeniyle uzun süredir gergin. Carney'in Brüksel'de AB liderleriyle yakınlaşma çabası, Washington'da rahatsızlık yarattı.
Gerilimin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldiğinden bu yana Kanada'ya yönelik sert ekonomi politikaları izliyor. Çelik ve alüminyum gibi ürünlere getirilen ek tarifeler, iki ülke arasındaki ticaret savaşını derinleştirdi. Kanada da misilleme olarak ABD ürünlerine tarife uyguladı. Bu karşılıklı adımlar, Kuzey Amerika'nın en köklü ticari ortaklığı olan USMCA anlaşmasını da baskı altına aldı.
Mark Carney, 2025 yılında başbakanlık görevine geldiğinden beri Kanada'nın dış politikasında çeşitlendirmeye gitmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Avrupa Birliği ile ilişkileri güçlendirmek, Kanada'nın ekonomik ve stratejik bağımsızlığını artırma çabası olarak yorumlanıyor. Carney'in bu haftaki AB ziyareti, ticaret, iklim ve güvenlik konularında işbirliğini kapsıyor.
Ancak bu ziyaret, Trump yönetimi tarafından Kanada'nın ABD'den uzaklaşma çabası olarak algılandı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalarda, Kanada'nın AB ile yakınlaşmasının "Washington'a karşı bir denge arayışı" olduğu ima edildi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kanada'nın AB ile yaptığı görüşmelerin "adil olmadığını" ve "ABD'nin çıkarlarına zarar verdiğini" öne sürdü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kanada-ABD gerilimi, sadece iki ülke arasında bir sorun olmaktan çıkıp Kuzey Atlantik bölgesindeki dengeleri de etkiliyor. NATO içindeki işbirliği, istihbarat paylaşımı ve ortak savunma projeleri bu gerilimden olumsuz etkilenebilir. Kanada, AB ile savunma sanayii işbirliğini artırarak ABD'ye olan bağımlılığını azaltmayı planlıyor.
Öte yandan, Avrupa Birliği de kendi içinde ABD'ye karşı mesafeli bir tutum geliştirmiş durumda. Özellikle iklim politikaları ve dijital vergilendirme konularında AB ile ABD arasında görüş ayrılıkları var. Carney'in ziyareti, AB'nin Kanada ile ilişkilerini derinleştirmesi için bir fırsat olarak görülüyor. AB yetkilileri, Kanada ile serbest ticaret anlaşmasını genişletme ve yeşil enerji alanında ortak projeler geliştirme niyetini dile getirdi.
Küresel ölçekte ise, bu gelişme Batı ittifakı içindeki çatlakların büyümesi olarak değerlendiriliyor. ABD'nin "önce Amerika" politikası, diğer Batılı ülkeleri alternatif ortaklıklar aramaya itiyor. Kanada'nın AB'ye yönelmesi, bu eğilimin somut bir örneği. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde benzer adımların diğer ülkelerden de gelebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile Kanada arasındaki bu gerilimi yakından izlemeli. Türkiye, son yıllarda hem ABD hem de AB ile inişli çıkışlı ilişkiler yaşıyor. Kanada'nın AB'ye yakınlaşması, Türkiye'nin Batı içindeki konumunu gözden geçirmesi için bir fırsat olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile ticaretini artırması ve ABD ile dengeli bir politika izlemesi, bu tür gerilimlerden ders çıkararak kendi stratejik özerkliğini güçlendirmesine yardımcı olabilir. NATO içindeki dayanışma da Türkiye için kritik önemde.