Tozlayıcıların karşı karşıya olduğu krizi yanlış anlıyoruz. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, geçen kış ticari arıcılar arı kolonilerinin yüzde 30'dan fazlasını kaybetti. Asıl sorun arıları doğrudan öldüren pestisitlerden çok, endüstriyel tarımın ekosistemi bozması. California Üniversitesi araştırması, monokültür tarımın arıların beslenme çeşitliliğini yok ettiğini gösteriyor. Bu durum, sadece bal üretimini değil, küresel gıda arzının üçte birini tehdit ediyor. Uzman Jennie Durant, krizi çözmek için tarım politikalarında köklü değişiklikler gerektiğini vurguluyor.
Krizin arka planı: Pestisitler ve parazitler
Son yıllarda arı ölümlerinin ana nedeni olarak neonikotinoid pestisitler gösteriliyordu. Ancak araştırmalar, sorunun daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Varroa akarı gibi parazitler, pestisitlere direnç geliştirmiş durumda. USDA araştırmacıları, akar ilaçlarına dirençli virüsler tespit etti. Endüstriyel tarımda kullanılan monokültür yöntemleri, arıların mevsim boyunca tek tip besine mahkum kalmasına yol açıyor. Bu da bağışıklık sistemini zayıflatıyor. Çözüm için polikültür tarıma, yani çeşitli bitki örtüsüne dayalı tarıma geçilmesi öneriliyor. Ancak bu, büyük tarım şirketlerinin çıkarlarına ters düşüyor.
Küresel boyut: Gıda güvenliği tehlikede
Arılar ve diğer tozlayıcılar, dünya gıda üretiminin yüzde 35'inden sorumlu. Elma, badem, kabak gibi birçok ürünün tozlaşması arılara bağlı. ABD'de her yıl arıcılar, badem bahçeleri için milyonlarca kovan kiralıyor. Ancak kovan kayıpları, bu hizmetin maliyetini artırıyor. Avrupa'da da durum farklı değil; Fransa ve Almanya'da arı popülasyonları hızla düşüyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), tozlayıcı kaybının küresel çapta yıllık 500 milyar dolar kayba yol açtığını tahmin ediyor. İklim değişikliği de arıların yaşam döngülerini bozarak krizi derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyanın en büyük bal üreticilerinden biri ve 8 milyondan fazla arı kolonisine ev sahipliği yapıyor. Ancak Türkiye'de de tarım ilacı kullanımı artıyor; Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2023'te pestisit kullanımı yüzde 12 arttı. Anadolu'da yaygın olan monokültür tarım (fındık, pamuk vb.) arı çeşitliliğini tehdit ediyor. Ayrıca iklim değişikliği, özellikle Akdeniz Bölgesi'nde arıların aktif dönemlerini bozuyor. Türkiye'nin sürdürülebilir tarıma geçiş yapmaması halinde, hem bal üretimi hem de meyve-sebze verimi düşebilir. Bu, kırsal ekonomiyi ve gıda güvenliğini doğrudan etkileyecektir.