Amerika Birleşik Devletleri'nin Arizona eyaletindeki Büyük Kanyon (Grand Canyon) Ulusal Parkı'nda meydana gelen ani sel felaketinde yaklaşık 15 kişinin kayıp veya haber alınamayanlar arasında olduğu bildirildi. Ulusal Park Servisi (NPS), Pazar günü yaptığı açıklamada, Cumartesi günü Bright Angel Kanyonu ve Phantom Ranch bölgesinde etkili olan şiddetli sel nedeniyle bazı kişilerin kaybolduğunu doğruladı. Yetkililer, arama kurtarma ekiplerinin bölgede çalışmalarını sürdürdüğünü ve sel sularının çekilmesinin ardından kayıpların tespit edilmeye çalışıldığını duyurdu.
Sel felaketinin ardından arama kurtarma çalışmaları
Grand Canyon Ulusal Parkı'ndan yapılan açıklamaya göre, ani sel, bölgedeki dere yataklarının hızla dolmasına ve su seviyesinin birkaç dakika içinde metrelerce yükselmesine yol açtı. Phantom Ranch, Kanyonun tabanında yer alan popüler bir dinlenme ve kamp alanı olarak biliniyor. Sel sularının bu bölgeyi vurması, parkta bulunan ziyaretçilerin ve kamp yapanların tahliyesini zorlaştırdı. NPS sözcüsü yaptığı açıklamada, selin 15 kişiyi etkisi altına aldığını ve bu kişilere ulaşılmaya çalışıldığını belirtti. Arama kurtarma ekipleri, helikopterler ve su altı ekipleriyle bölgede geniş çaplı operasyon düzenliyor.
Yetkililer, sel felaketinin ardından parkın bazı bölümlerinin ziyarete kapatıldığını ve turistlerin güvenli bölgelere yönlendirildiğini açıkladı. Grand Canyon'daki ani seller, özellikle yaz aylarında sıkça yaşanan doğa olayları olarak biliniyor. Ancak bu kez selin şiddeti ve kayıp sayısının yüksekliği dikkat çekiyor. Bölgede hava koşulları nedeniyle tahliye ve kurtarma çalışmalarının güçlükle yürütüldüğü ifade edilirken, iletişim altyapısının da selden etkilendiği kaydedildi.
Bölgede etkili olan ani sel felaketinin sonuçları
Grand Canyon'daki ani sel, yalnızca kayıplarla sınırlı kalmadı. Kanyondaki yürüyüş parkurları, kamp alanları ve bazı tarihi yapılar sel suları nedeniyle hasar gördü. Phantom Ranch bölgesi, özellikle nehir kenarındaki yapılarıyla selden en çok etkilenen yerler arasında gösteriliyor. Park yetkilileri, sel sularının bu bölgede birkaç metre yüksekliğe ulaştığını ve bazı bölgelerde toprak kaymalarının meydana geldiğini doğruladı.
Öte yandan, Amerikan Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), bölgede ani sel uyarılarının yapıldığını ve Cumartesi günü yoğun yağışların düştüğünü aktardı. Grand Canyon'da ani seller, özellikle dar kanyon vadilerinde suyun hızla toplanmasıyla oluşuyor. Bu tür afetler, bu yıl iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık ve şiddetli hale geliyor.
Küresel boyut ve ABD'de doğal afetlerin artan etkisi
Bu felaket, ABD genelinde son yıllarda artan aşırı hava olaylarının bir başka örneği olarak kayda geçti. Ülkenin batı eyaletlerinde kuraklık ve orman yangınları yaşanırken, güneybatı bölgelerinde ise ani seller sıklıkla meydana geliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığını belirtiyor. Grand Canyon gibi doğal güzellikleriyle öne çıkan milli parklar, aynı zamanda bu tür risklere de açık. Felaketin ardından, yetkililer ulusal parklarda iklim değişikliğine karşı alınması gereken önlemler konusunda çağrılarda bulundu.
Olayın turizm sektörüne olası etkileri de merak konusu. Grand Canyon, yılda milyonlarca turisti ağırlayan, ABD'nin en çok ziyaret edilen doğal parklarından biri. Bu tür afetler, turistlerin güvenliği ve ziyaretlerin sürdürülebilirliği açısından önemli soru işaretleri doğuruyor. Az önce yaşanan felaket, aynı zamanda ülkede acil durum yönetimi ve afet hazırlık sistemlerinin ne kadar etkili olduğunu da gündeme getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Grand Canyon'daki ani sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde ve iç kesimlerde ani sel riski taşıyan bir ülke. Bu tür olaylar, Türkiye'nin afet yönetimi ve önlemlerini gözden geçirmesi için bir hatırlatıcı niteliği taşıyor. Ayrıca, ABD'de yaşanan bu olay, iklim değişikliği konusundaki küresel farkındalığın artmasına katkı sağlayabilir. BM iklim zirvelerinde Türkiye'nin de imzacı olduğu anlaşmalar, bu tür afetlerin önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için uluslararası iş birliğinin önemini vurguluyor. Türkiye, benzer doğal afetlerde acil durum yönetiminde gösterdiği başarıyı, risk azaltma politikalarıyla da pekiştirmeli.