Yatırımcılar arasında yaygın bir endişe, büyük halka arzların (IPO) borsayı aşağı çekebileceği yönünde. Ancak Deutsche Bank'ın kapsamlı analizi, bu endişelerin yersiz olabileceğini ortaya koyuyor. Bankanın araştırmasına göre, borsa genellikle yeni hisse senetlerinin ihraç edildiği dönemlerde ve öncesinde olumlu bir performans sergiliyor. Bu bulgu, piyasa katılımcılarının büyük halka arzların hisse senedi arzını artırarak fiyatları düşüreceği korkusuna karşı önemli bir karşı argüman sunuyor.
Halka Arz Dönemlerinde Piyasa Performansı
Deutsche Bank stratejistleri, geçmiş verileri analiz ederek, büyük halka arzların gerçekleştiği dönemlerde borsanın genellikle yükseliş eğiliminde olduğunu tespit etti. Çalışmada, ABD'deki büyük teknoloji halka arzları ve diğer sektörlerdeki önemli arzlar incelendi. Örneğin, 2019'daki Uber ve Lyft halka arzları veya 2021'deki birçok SPAC birleşmesi öncesinde ve sırasında S&P 500 endeksi değer kazandı. Analistlere göre, bu durumun birkaç nedeni var: Şirketler halka açılmaya karar verdiklerinde genellikle ekonomik koşullar olumlu oluyor, yatırımcı ilgisi yüksek oluyor ve bu da genel piyasa duyarlılığını iyileştiriyor. Ayrıca, halka arzlar likiditeyi artırarak piyasaya daha fazla yatırımcı çekiyor.
Deutsche Bank raporu, halka arz hacmi ile piyasa getirileri arasında pozitif bir korelasyon olduğunu vurguluyor. Banka, 1990'lardan bu yana ABD'deki verileri incelediğinde, halka arzların yoğun olduğu dönemlerde S&P 500'ün ortalama %12,4 oranında yükseldiğini, düşük halka arz dönemlerinde ise bu oranın %6-7 seviyelerinde kaldığını belirtiyor. Bu, yatırımcıların yeni arzlardan kaçınmasının aksine, bu dönemlerde piyasada olmanın avantajlı olabileceğini gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Avrupa ve Asya Örnekleri
Bu eğilim sadece ABD ile sınırlı değil. Avrupa'da, örneğin Frankfurt Borsası'ndaki büyük halka arzların olduğu yıllarda DAX endeksi de benzer performans gösterdi. Asya'da ise Hong Kong Borsası'ndaki devasa halka arzlar (Alibaba, Xiaomi gibi) öncesinde Hang Seng Endeksi yükseliş trendine girdi. Deutsche Bank analizi, bu olgunun temelinde yatırımcı iyimserliğinin ve şirketlerin büyüme potansiyeline olan güvenin yattığını öne sürüyor. Halka arzlar, genellikle şirketlerin genişleme yatırımları yapmak veya borçlarını azaltmak için sermaye topladığı dönemlerde gerçekleşiyor; bu da ekonominin canlı olduğu dönemlere işaret ediyor.
Ancak, her durumda bu kural geçerli değil. 2000'li yılların başındaki dot-com balonu döneminde birçok halka arz sonrası hisseler çakıldı, ancak genel piyasa da düşüşe geçmişti. Deutsche Bank, bu istisnaların genel eğilimi bozmadığını, çünkü balon dönemlerinde piyasa zaten aşırı değerlenmişken yeni arzların sadece dengeyi sağladığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de son yıllarda Borsa İstanbul'da halka arzlar arttı. 2023-2024 döneminde küçük ve orta ölçekli şirketlerin yoğun halka arzları yaşandı ve bu dönemde BIST 100 endeksi yükseliş kaydetti. Deutsche Bank bulguları, Türk yatırımcılar için de geçerli olabilir: Büyük halka arzların piyasayı batıracağı korkusu yerine, bu dönemlerin fırsat sunabileceği düşünülebilir. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon, faiz oranları ve jeopolitik riskleri gibi yerel faktörler, bu genel eğilimin birebir uygulanmasını sınırlayabilir. Yine de, halka arz dönemlerinde piyasa duyarlılığının olumlu olduğu ve yatırımcı ilgisinin arttığı göz önüne alındığında, Türkiye'deki yatırımcıların da halka arz takvimlerini dikkate alarak strateji belirlemesi faydalı olabilir.