İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Salı günü erken saatlerde ABD Başkanı Donald Trump ile ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirdi. Burnham'ı taşıyan uçakta birkaç İngiliz bakan, heyecanlı bir grup İngiliz siyasi gazeteci ve Burnham'ın eşi Mari de bulunuyordu. Görüşme, iki ülke arasındaki ilişkilerde kırılgan bir sıfırlama olarak nitelendiriliyor.
Görüşmenin Arka Planı
Burnham, selefi Rishi Sunak'ın istifasının ardından geçtiğimiz ay başbakanlık koltuğuna oturdu. Sunak döneminde İngiltere-ABD ilişkileri, ticaret anlaşmazlıkları ve NATO savunma harcamaları konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle gerginleşmişti. Trump yönetimi, İngiltere'nin Kuzey İrlanda Protokolü konusundaki tutumunu eleştirmiş ve olası bir ticaret savaşı tehdidinde bulunmuştu.
Burnham, göreve gelir gelmez dış politika ekibini yeniden yapılandırdı ve ABD ile ilişkileri onarma sözü verdi. Ancak Trump'ın "Önce Amerika" politikaları ve Avrupa'daki güvenlik mimarisine yönelik eleştirileri, İngiltere için zorlu bir denge kurma gerekliliği doğuruyor. Görüşmede ele alınan ana başlıklar arasında ticaret, savunma işbirliği ve iklim değişikliği yer aldı.
İngiliz basınına göre Burnham, Trump'a İngiltere'nin ABD ile "özel ilişkiyi" yeniden canlandırmak istediğini ancak bunun tek taraflı olmayacağını iletti. Trump ise İngiltere'nin savunma harcamalarını artırması ve ticarette "adil davranması" gerektiğini vurguladı. Görüşmenin somut bir anlaşma ile sonuçlanmadığı, ancak diyaloğun yeniden başlatıldığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Burnham'ın Trump ile görüşmesi, Brexit sonrası İngiltere'nin küresel rolünü yeniden tanımlama çabasının bir parçası. İngiltere, ABD ile ilişkilerini güçlendirirken aynı zamanda Avrupa Birliği ile de yeni bir işbirliği zemini arıyor. Ancak Trump'ın transatlantik ittifaka yönelik tutumu, İngiltere'nin manevra alanını daraltıyor.
Görüşme, NATO'nun geleceği ve Avrupa'nın savunma bağımsızlığı tartışmalarının gölgesinde gerçekleşti. Fransa ve Almanya, ABD'ye olan bağımlılığı azaltma yönünde adımlar atarken, İngiltere'nin ABD ile yakınlaşması Avrupa içinde yeni bir denge arayışını beraberinde getirebilir. Ayrıca Trump'ın Çin'e yönelik sert politikaları, İngiltere'nin ekonomik çıkarlarını zorlayabilir.
Burnham'ın ziyareti, İngiliz kamuoyunda karışık tepkilere yol açtı. Bazı kesimler Trump ile işbirliğini pragmatik bir zorunluluk olarak görürken, diğerleri İngiltere'nin değerlerinden ödün verdiğini savunuyor. Önümüzdeki aylarda yapılacak görüşmeler, ilişkilerin seyrini belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İngiltere-ABD ilişkilerindeki bu yeni dönemi yakından takip ediyor. Ankara, Washington ile dengeli bir ilişki kurmaya çalışırken, Londra'nın ABD'ye yakınlaşması NATO içindeki dengeleri etkileyebilir. Özellikle savunma sanayi işbirliği ve Suriye, Libya gibi bölgesel dosyalarda İngiltere'nin tutumu Türkiye için önemli. Ayrıca Brexit sonrası İngiltere ile ticaret anlaşması müzakereleri süren Türkiye, ABD-İngiltere yakınlaşmasının kendi ekonomik çıkarlarına etkisini değerlendirecek. Türkiye, olası bir ABD-İngiltere ticaret anlaşmasının kendi ihracatını olumsuz etkilememesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.