Birleşik Krallık’ta bir sonraki başbakan olmasına kesin gözüyle bakılan İşçi Partisi lideri Andy Burnham’a sunulacak gizli bir raporda, İran ile yaşanan savaşın İngiliz kamu maliyesinde başlangıçta öngörülenden daha düşük bir tahribata yol açtığı ifade ediliyor. Ancak raporda, savaşın yol açtığı borç yükünün hafifletilmesi ve yeniden yapılanma harcamalarının karşılanması için Burnham’ın vergi artışlarına gitmek zorunda kalabileceği de vurgulanıyor. Bu gelişme, savaşın maliyetine ilişkin kamuoyunda oluşan endişeleri bir nebze olsun azaltırken, Burnham’ın seçim vaatleri ile mali disiplin arasındaki hassas dengeyi nasıl kuracağı sorusunu gündeme getiriyor.
Gelişmenin arka planı: İran savaşının mali faturası yeniden hesaplanıyor
İran ile Birleşik Krallık’ın da dahil olduğu koalisyon güçleri arasında 2022 yılında başlayan ve 2024 ortalarına kadar süren çatışmalar, İngiltere’nin Körfez bölgesindeki askeri varlığını önemli ölçüde artırmıştı. Dönemin Muhafazakâr hükümeti, savaşın toplam maliyetinin 120 milyar sterlini bulacağını açıklamıştı. Ancak yeni hazırlanan raporda bu rakamın 85 milyar sterlin seviyesinde olduğu, sivil altyapı ve askeri teçhizat kayıplarının ilk tahminlerden daha düşük kaldığı belirtiliyor. Raporda özellikle İngiltere’nin hava savunma sistemlerinin etkili olduğu ve İran’ın misilleme saldırılarının sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Bununla birlikte, savaşın petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve tedarik zinciri kesintileri yoluyla İngiliz ekonomisine dolaylı maliyetinin hala tam olarak hesaplanamadığı da raporda yer alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İngiltere’nin savaş sonrası stratejisi ve vergi tartışmaları
Burnham, seçim kampanyasında kamu hizmetlerine yapılacak yatırımları ve sağlık sisteminin güçlendirilmesini ön plana çıkarmıştı. Savaşın mali yükünün beklenenden düşük olması, Burnham’a bu vaatleri gerçekleştirme konusunda bir nebze olsun manevra alanı sağlıyor. Ancak raporda, savaşın neden olduğu borcun azaltılması ve yeniden yapılanma fonlarının oluşturulması için ek gelir kaynaklarına ihtiyaç duyulacağı da belirtiliyor. Burnham’ın kısa vadede kurumlar vergisini yüzde 25’ten yüzde 28’e çıkarması ve en yüksek gelir dilimindeki bireyler için gelir vergisini artırması bekleniyor. Muhafazakâr Parti ise bu vergi artışlarının ekonomik büyümeyi baltalayacağını savunuyor. Küresel ölçekte, İran savaşının sona ermesiyle birlikte petrol fiyatlarının gerilemesi birçok ülke için olumlu bir gelişme olurken, İngiltere’nin savunma harcamalarını GSMH’nin yüzde 2,5’ine çıkarma taahhüdü mali disiplin üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran savaşının İngiltere kamu maliyesinde beklenenden daha düşük bir tahribata yol açması, Türkiye açısından iki noktada önem taşıyor. Birincisi, savaşın sona ermesiyle birlikte Orta Doğu’da artan enerji fiyatları ve tedarik zinciri sorunlarının hafiflemesi, Türkiye’nin cari açığı ve enflasyonu üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. İkincisi, Birleşik Krallık’ın savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde Türk inşaat ve savunma şirketlerine yeni iş fırsatları doğabilir. Ancak Burnham’ın olası vergi artışları, İngiltere’nin Türkiye’ye yönelik yatırımlarını ve ticaret hacmini kısa vadede olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, Londra ile ikili ticaret anlaşmalarını güçlendirmeye ve alternatif pazarlar arayışına devam etmelidir.