İngiltere'de çevre kampanyacıları, Başbakan'a yazdıkları mektupta Andy Burnham'ı iklim felaketine karşı uyurgezer gibi hareket etmekle suçladı. Mektuba göre, Kuzey Denizi petrolü, Heathrow Havalimanı, elektrikli araçlar ve ısı pompaları gibi bir dizi kritik politika alanında alınacak yanlış kararlar, ülkenin net sıfır emisyon hedeflerini ciddi şekilde tehlikeye atabilir. Kampanyacılar, Burnham'ın bu konularda acilen kontrolü ele alması gerektiğini vurguluyor.
Politika Yanlışları ve Birleşik Etki
Mektupta, Burnham'ın danışmanlarının Kuzey Denizi'nde yeni petrol ve gaz arama ruhsatlarını desteklemesi, Heathrow Havalimanı'na yeni bir pist yapılması yönündeki açıklamaları, elektrikli araçlara yönelik teşviklerin yetersizliği ve ısı pompası kurulumlarındaki gecikmeler eleştiriliyor. Uzmanlar, bu politikaların tek tek ele alındığında bile olumsuz etkiler yaratacağını, ancak bir araya geldiklerinde etkilerinin çok daha yıkıcı olacağını belirtiyor. Özellikle Kuzey Denizi'ndeki yeni sondaj faaliyetlerinin, Birleşik Krallık'ın iklim taahhütleriyle bağdaşmadığı ve yenilenebilir enerjiye geçişi yavaşlatacağı ifade ediliyor.
Heathrow Havalimanı'nın genişletilmesi, havacılık sektöründen kaynaklanan emisyonları artıracak ve ülkenin karbon bütçesini zorlayacak. Elektrikli araçlara yönelik yetersiz teşvikler, ulaşımda karbonsuzlaşmayı geciktirirken, ısı pompalarının yaygınlaştırılmasındaki aksaklıklar da konut sektöründe enerji verimliliğini düşürüyor. Kampanyacılar, bu dört alandaki politika tutarsızlıklarının, hükümetin 2050 net sıfır hedefini ulaşılamaz kılacağı konusunda uyarıyor.
Mektupta ayrıca, Burnham'ın yerel yönetimler ve iş dünyasıyla işbirliği yaparak bu politikaları gözden geçirmesi ve yeşil geçişi hızlandıracak adımlar atması çağrısında bulunuluyor. Çevre örgütleri, Birleşik Krallık'ın uluslararası alanda iklim liderliği iddiasını sürdürebilmesi için bu tür çelişkili politikaların son bulması gerektiğini savunuyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Birleşik Krallık, 2019'da net sıfır emisyon hedefini yasalaştıran ilk büyük ekonomi olarak iklim diplomasisinde önemli bir aktör. Ancak son dönemde hükümetin çeşitli politikaları, ülkenin bu hedeflere ulaşma konusundaki kararlılığı hakkında soru işaretleri yaratıyor. Kuzey Denizi'ndeki yeni petrol ve gaz projeleri, sadece ülke içinde değil, aynı zamanda uluslararası iklim müzakerelerinde de eleştiri konusu. Heathrow'un genişletilmesi, Avrupa'da havacılık emisyonlarının azaltılması çabalarıyla çelişiyor. Elektrikli araç teşviklerindeki yetersizlikler, diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Birleşik Krallık'ı geride bırakıyor. Isı pompası kurulumlarındaki gecikmeler ise, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalarla birleşince, hanelerin yeşil geçişe olan güvenini sarsıyor. Kampanyacılar, hükümetin bu alanlarda tutarlı bir strateji benimsememesi durumunda, COP gibi uluslararası platformlarda itibar kaybı yaşayacağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Birleşik Krallık'ın net sıfır politikalarındaki belirsizlik, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Öncelikle, küresel iklim finansmanı ve teknoloji transferi mekanizmalarında Birleşik Krallık'ın liderlik rolü zayıflarsa, Türkiye'nin yeşil dönüşüm için ihtiyaç duyduğu uluslararası destek azalabilir. Ayrıca, Birleşik Krallık'ın Kuzey Denizi'nde yeni petrol aramalarına devam etmesi, küresel fosil yakıt talebini ve fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini değiştirebilir. Öte yandan, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ticaretinde karbon sınır düzenleme mekanizması (SKDM) gibi unsurlar devreye girerken, Birleşik Krallık'ın kendi yeşil politikalarındaki tutarsızlıklar, Türk ihracatçıları için yeni belirsizlikler yaratabilir. Bu nedenle Türkiye, iklim diplomasisinde çok taraflı işbirliklerini güçlendirerek bu tür dalgalanmalara karşı direnç geliştirmelidir.