İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek açıklamalarda bulundu. Burnham, Birleşik Krallık ile AB arasında serbest dolaşımın yeniden tesis edilmesi olasılığına dair İngiliz kamuoyuyla “dürüst bir tartışma” yürütmek istediğini belirtti. Başbakan’ın bu sözleri, Kasım ayında yapılacak kritik AB zirvesi öncesinde Brüksel ile yeni ilişki modeline dair farklı seçeneklerin değerlendirildiği bir dönemde geldi.
Serbest dolaşım tartışmasının arka planı
Birleşik Krallık’ın 2020’de AB’den ayrılmasının ardından serbest dolaşım sona ermiş, vize ve oturum kuralları yeniden düzenlenmişti. Ancak son yıllarda iş gücü sıkıntısı, ticaret hacmindeki düşüş ve Kuzey İrlanda protokolü kaynaklı sorunlar, Londra ile Brüksel arasında daha esnek bir ilişki arayışını gündeme getirdi. Başbakan Burnham’ın “dürüst tartışma” ifadesi, Brexit sonrası dönemde kamuoyunun bilgilendirilmesi ve olası bir geri dönüşün artılarıyla eksilerinin şeffaf biçimde masaya yatırılması gerektiği mesajını taşıyor.
Hükümet kaynaklarına göre, Kasım zirvesinde ele alınacak seçenekler arasında gençlik vizesi, sektörel iş gücü anlaşmaları ve kademeli serbest dolaşım modelleri bulunuyor. Burnham’ın henüz net bir plan açıklamadığı, ancak kamuoyuyla istişare sürecini başlatmak istediği belirtiliyor. İç politikada Brexit yanlılarından gelebilecek tepkiler göz önüne alındığında, Başbakan’ın temkinli bir dil kullandığı gözlemleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere’nin AB ile ilişkilerini yeniden şekillendirme çabası, sadece ikili ilişkiler açısından değil, aynı zamanda Avrupa’nın genel istikrarı ve ekonomik entegrasyonu bakımından da önem taşıyor. Brexit’in ardından AB ile İngiltere arasındaki ticaret hacmi önemli ölçüde azalmış, özellikle hizmet sektörü ve finans alanında belirsizlikler sürmüştü. Olası bir serbest dolaşım düzenlemesi, Avrupa iş gücü piyasasında hareketliliği artırabilir ve ekonomik toparlanmaya katkı sağlayabilir. Ancak bu adımın, AB içindeki serbest dolaşım ilkesine yönelik şüpheleri de beraberinde getirebileceği ve diğer üye ülkelerde benzer talepleri tetikleyebileceği ifade ediliyor.
Kasım zirvesi öncesinde AB yetkilileri, İngiltere ile yapıcı bir diyalog kurmaya istekli olduklarını ancak serbest dolaşımın yeniden tesisi için kapsamlı bir müzakere süreci gerektiğini vurguluyor. Burnham’ın açıklamaları, Birleşik Krallık’ın dış politikasında bir yumuşama sinyali olarak yorumlanırken, AB’nin de bu konuda temkinli iyimser olduğu belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin AB ile serbest dolaşımı yeniden gündeme getirmesi, Türkiye’nin AB ile ilişkileri ve vize serbestisi süreci açısından dolaylı da olsa önemli bir emsal oluşturabilir. Türkiye, uzun süredir AB ile vize liberalizasyonu müzakereleri yürütüyor ve serbest dolaşımın sağlanması, Türk vatandaşlarının AB içinde seyahat ve çalışma özgürlüğü açısından kritik bir adım. İngiltere’nin bu yönde attığı adımlar, AB’nin serbest dolaşım politikalarında esneklik sağlayabileceği sinyalini veriyor. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasındaki ticaret ve turizm ilişkileri de göz önüne alındığında, olası bir serbest dolaşım düzenlemesi Türk vatandaşları için İngiltere’ye erişimi kolaylaştırabilir. Ancak bu sürecin AB içinde yaratacağı tartışmalar ve üye ülkelerin tutumu, Türkiye’nin AB ile vize diyalogunda yeni parametreler oluşturabilir.