El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin çetelere karşı yürüttüğü ve ülkede suç oranlarını önemli ölçüde düşüren sert güvenlik politikaları, Latin Amerika'da yeni bir trend başlattı. Bukele'nin 2022'de ilan ettiği olağanüstü hal kapsamında on binlerce kişi tutuklandı; hükümete göre cinayet oranı tarihi düşük seviyelere indi. Ancak insan hakları örgütleri, masum insanların da aralarında bulunduğu kitlesel tutuklamalar ve kötü hapishane koşulları nedeniyle eleştirilerini sürdürüyor. Yine de Bukele'nin yöntemleri, suç ve şiddetle boğuşan diğer Latin Amerika ülkeleri için cazip bir model haline geldi.
Bukele Modeli Nedir?
Bukele'nin yöntemi, çetelerle topyekûn mücadele adı altında olağanüstü hal ilan ederek anayasal hakları askıya almak, geniş çaplı tutuklamalar yapmak ve devasa hapishaneler inşa etmek üzerine kurulu. 2022 Mart'ında bir hafta sonu 87 cinayetin ardından ilan edilen olağanüstü hal hâlâ yürürlükte. Bu süreçte 70 binden fazla kişi tutuklandı; bu, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine denk geliyor. Hükümet, 2023'te cinayet sayısının 154'e düştüğünü, 2015'te bu sayının 6 bin 656 olduğunu belirtiyor. Bukele'nin popülaritesi anketlerde yüzde 90'ları aşıyor. Ancak eleştirmenler, keyfi tutuklamalar, işkence iddiaları ve yargısız infazların arttığını söylüyor.
Bukele'nin yöntemleri, Honduras, Guatemala, Ekvador, Peru ve Şili gibi ülkelerde yankı buldu. Honduras Devlet Başkanı Xiomara Castro, 2023'te çete üyelerine yönelik sert önlemler açıkladı ve olağanüstü hal benzeri uygulamalara gitti. Ekvador'da Devlet Başkanı Daniel Noboa, Ocak 2024'te çetelerle "iç silahlı çatışma" ilan ederek Bukele'yi örnek aldığını gösterdi. Peru'da da benzer çağrılar var. Şili'de sağcı muhalefet, hükümete Bukele modelini uygulaması çağrısı yapıyor. Bu ülkelerin çoğunda suç oranları yüksek ve halk sert önlemlere destek veriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Latin Amerika'da suç ve şiddet, bölgenin en önemli sorunlarından biri. Birleşmiş Milletler verilerine göre bölge, dünyada cinayet oranlarının en yüksek olduğu yer. Uyuşturucu kartelleri, çeteler ve yolsuzluk, devletlerin otoritesini sarsıyor. Bukele'nin çözümü, otoriter eğilimleri güçlendiren bir yöntem olarak görülüyor. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, El Salvador'da sistematik insan hakları ihlalleri olduğunu raporluyor. Ancak halkın büyük desteği, bu eleştirileri gölgede bırakıyor.
Bukele'nin başarısı, diğer ülkelerde de benzer politikaların meşruiyet kazanmasına yol açıyor. Bu durum, bölgede demokrasi ve insan hakları açısından endişe yaratıyor. Aynı zamanda, ABD'nin bölgedeki etkisi azalırken, Çin'in ekonomik ve siyasi nüfuzu artıyor. Bukele, Çin ile diplomatik ilişkilerini güçlendirmiş ve Tayvan ile bağlarını kesmişti. Bölgesel güç dengesi değişiyor. Latin Amerika'da solcu hükümetler ile sağcı popülist liderler arasındaki rekabet, Bukele tarzı politikaları daha da yaygınlaştırabilir. Uluslararası toplum, insan hakları ihlalleri konusunda nasıl bir tutum alacağı konusunda bölünmüş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Latin Amerika'daki Bukeleleşme dalgası, Türkiye'nin bölgeyle olan ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika'da ekonomik ve diplomatik açılımını artırdı; ticaret hacmini ve yatırımlarını genişletmeyi hedefliyor. Bölgede otoriter eğilimlerin güçlenmesi ve insan hakları ihlallerinin artması, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle olan ilişkilerinde prensipli bir duruş sergilemesini zorlaştırabilir. Ayrıca, artan güvenlik sorunları ve istikrarsızlık, Türk iş insanları ve yatırımcılar için risk oluşturabilir. Türkiye'nin, bölgedeki demokratik yönetişim ve insan hakları standartlarına verdiği önem, bu ülkelerle ilişkilerde belirleyici olacaktır. Öte yandan, Latin Amerika'nın çok kutuplu bir dünya arayışı, Türkiye'nin çok taraflı dış politikasına alan açabilir.