New York eyaletine bağlı Buffalo kentinde 14 Mayıs 2022'de bir süpermarkette 10 kişiyi öldüren beyaz üstünlükçü Dylann Roof'un yargılanmasında jüri seçimi 3 Ocak 2023 Salı günü başladı. Federal mahkemede görülecek dava, ABD'de son yılların en ölümcül ırkçı saldırılarından birine ilişkin ilk federal yargılama olma özelliği taşıyor. 18 yaşındaki zanlı, nefret suçları ve silah suçlarından yargılanacak; mahkum olması halinde idam cezası alabilir.
Olayın Arka Planı
14 Mayıs 2022 öğleden sonra, 18 yaşındaki Payton Gendron, Buffalo'nun çoğunlukla siyahilerin yaşadığı bir mahalledeki Tops Friendly Market'e zırhlı yelek ve yarı otomatik tüfekle girdi. Canlı yayınladığı saldırıda 10 kişiyi öldürdü, 3 kişiyi yaraladı. Kurbanların tamamı siyahiydi. Gendron, saldırı öncesinde internette beyaz üstünlükçü manifestolar yayınlamış, ırklar arası bir savaş çıkarmayı amaçladığını yazmıştı. Olay, ABD'de silah kontrolü ve nefret suçlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Başkan Joe Biden, saldırıyı "terörizm" olarak nitelendirdi ve ülkenin beyaz üstünlükçü ideolojiye karşı birlik olması çağrısı yaptı.
Gendron hakkında eyalet mahkemesinde açılan davada, 10 kez birinci derece cinayet, 10 kez nefret suçu işlemek ve 3 kez yaralama suçlamaları yöneltildi. Eyalet davasında yargıç, sanığın suçunu kabul etmesi halinde ömür boyu hapis cezası verilebileceğini belirtmişti; ancak federal dava, idam cezasını gündeme getirdiği için ayrı bir önem taşıyor. Federal savcılar, Gendron'u 26 ayrı suçtan yargılıyor; bunlar arasında nefret suçları ve ateşli silah kullanımı da var. Adalet Bakanlığı, 2021'de idam cezası uygulamasına ilişkin moratoryum ilan etmiş olsa da, federal davalarda idam cezası talebi devam ediyor. Bu dava, Biden yönetiminin idam cezası politikası açısından da bir test niteliğinde.
Hukuki Süreç ve Beklentiler
Jüri seçimi, potansiyel jürilerin önyargılarının tespiti açısından kritik. Savunma avukatları, müvekkillerinin adil yargılanma hakkının korunması için çaba gösterirken, savcılar nefret suçlarının ciddiyetini vurgulayacak. Dava, ABD'de nefret suçları mevzuatının uygulanışı ve idam cezasının geleceği açısından emsal teşkil edebilir. Buffalo saldırısı, ABD'de 2015'te Charleston'daki kilise saldırısından bu yana en ölümcül ırkçı saldırı olarak kayıtlara geçti. O davada da beyaz üstünlükçü Dylann Roof, 9 siyahi kilise cemaatini öldürmüş ve idam cezasına çarptırılmıştı. Gendron davası, benzer şekilde idam cezasıyla sonuçlanabilir.
Türkiye'de de zaman zaman ırkçılık ve nefret suçları tartışma konusu oluyor; ancak ABD'deki bu dava, silah kontrolü ve nefret suçlarına karşı yasal mücadelenin sınırlarını gözler önüne seriyor. Uluslararası kamuoyu, davayı yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Buffalo davası, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel ölçekte ırkçılık ve nefret suçlarıyla mücadelede önemli bir emsal oluşturuyor. Türkiye, son yıllarda Avrupa'da yükselen İslamofobi ve yabancı düşmanlığına karşı uluslararası platformlarda aktif bir duruş sergiliyor. ABD'deki bu dava, nefret suçlarının ciddiyetinin altını çizerken, Türkiye'nin de bu tür suçlara karşı yasal ve toplumsal farkındalık oluşturma çabalarına dolaylı bir destek sunuyor. Ayrıca, ABD'nin idam cezası uygulaması, Türkiye'nin insan hakları ve ceza adaleti politikaları açısından karşılaştırmalı bir perspektif sağlayabilir.