İngiltere, 10 Downing Sokağı'nda son on yıldır süregelen başbakan değişimlerinin bir yenisine daha tanıklık ediyor. İşçi Partisi lideri Keir Starmer'ın pazartesi günü istifa etmesiyle birlikte ülke, kısa bir süre içerisinde yedinci başbakanına kavuşacak. Newcastle Üniversitesi Çağdaş Britanya Tarihi Kıdemli Öğretim Görevlisi Martin Farr, FRANCE 24'e yaptığı değerlendirmede, bu sıklığın Britanya'nın yönetilebilirliğine dair ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti. İstifanın arkasında, Starmer'ın partisi içinde artan muhalefet ve ekonomi politikalarına yönelik güvensizlik olduğu ifade ediliyor.
Siyasi Çalkantıların Ardındaki Nedenler
Britanya siyaseti, 2016 yılındaki Brexit referandumundan bu yana sürekli bir kriz halinde. Muhafazakar Parti'de David Cameron, Theresa May, Boris Johnson, Liz Truss ve Rishi Sunak arasında yaşanan hızlı değişimler, ardından 2024 genel seçimlerinde iktidara gelen İşçi Partisi'nin de benzer bir istikrarsızlıkla karşılaşması, yönetim krizinin sistemik boyutunu gözler önüne seriyor. Starmer, geçen yılki seçim zaferinin ardından kamu hizmetlerinde reform ve ekonomik toparlanma vaat etmişti. Ancak artan yaşam maliyeti, sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar ve göç politikalarına yönelik eleştiriler, liderliğini zayıflattı. Parti içindeki sol kanat, Starmer'ı merkezci politikaları nedeniyle hedef alırken, kamuoyu desteği de hızla eridi.
Uzmanlar, bu durumun yalnızca parti içi çekişmelerle sınırlı olmadığını, ülkenin siyasi sisteminin ve seçim yasalarının da sorgulanması gerektiğini vurguluyor. Başbakanlık koltuğunun sık sık el değiştirmesi, uzun vadeli politikaların uygulanmasını engelliyor ve uluslararası alanda Britanya'nın güvenilirliğini zedeliyor. Özellikle ekonomik istikrar ve dış politika konularında sürekliliğin olmaması, yatırımcı güvenini olumsuz etkiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Britanya'daki siyasi istikrarsızlık, Avrupa ve ötesinde de yankı buluyor. Brexit sonrası Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden dengelemeye çalışan ülke, başbakan değişimleri nedeniyle tutarlı bir duruş sergilemekte zorlanıyor. AB liderleri, Londra ile yürütülen ticaret müzakerelerinde Starm er'ın halefinin izleyeceği politikaları merakla bekliyor. Öte yandan, NATO müttefiki olarak savunma harcamaları ve Ukrayna'ya destek konularında her başbakanın aynı kararlılığı göstermesi beklenirken, iç siyasi krizler bu taahhütleri gölgeleyebilir. Küresel finans merkezi olarak Londra'nın itibarı da bu belirsizlikten nasibini alıyor. Yatırımcılar, kısa vadeli hükümetlerin ekonomik reformları hayata geçirme kapasitesine şüpheyle yaklaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Britanya'daki bu siyasi istikrarsızlık, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, dolaylı etkiler barındırıyor. İngiltere, Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarından biri ve savunma sanayiinde iş birliği yürütüyor. Başbakan değişimleri, ikili ilişkilerde sürekliliği zorlaştırabilir ve yeni hükümetin kurulmasının gecikmesi, ticaret anlaşmalarında aksamalara yol açabilir. Ayrıca, İngiltere'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yaşanacak belirsizlik, Türkiye-AB ilişkilerini de dolaylı olarak etkileyebilir. Göç konusunda İngiltere'nin politikalarındaki değişimler, Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçiş yapan düzensiz göçmenler açısından da önem taşıyor. Bu nedenle Ankara, Londra'daki gelişmeleri yakından takip etmeli.