Avrupa finans piyasalarında çalkantıya yol açan gelişmede, merkezi Londra'da bulunan Brisport Holding'in üst düzey yöneticileri, şirketin mali tablosundaki ciddi bozulma nedeniyle toplu istifa kararı aldı. Şirketin CEO'su Jonathan Brisport'un liderliğinde yürütülen agresif büyüme stratejisi, artan borç yükü ve düzenleyici baskılar karşısında sürdürülemez hale geldi. İstifa edenler arasında CFO, baş hukuk müşaviri ve üç bölge müdürü bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Brisport, son beş yılda özellikle Doğu Avrupa ve Baltık ülkelerinde hızlı bir genişleme politikası izlemişti. Şirket, 2023 yılı sonunda toplam borcunu 12 milyar euroya çıkarırken, aktif karlılığı %3'ün altına düştü. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz artırımları, Brisport'un değişken faizli borçlanma araçlarına bağımlılığını ortaya çıkardı. İçeriden sızdırılan bir raporda, şirketin nakit akışının önümüzdeki altı ay içinde negatife dönebileceği uyarısı yapılmıştı. Yönetim kurulunun bu rapora rağmen temettü dağıtmaya devam etmesi, hissedarlar ve düzenleyiciler arasında büyük tepki çekti.
İstifaların hemen ardından Moody's, Brisport'un kredi notunu 'yatırım yapılamaz' seviyesine indirdi. Fitch Ratings ise şirketi 'negatif izleme' listesine aldı. Brisport hisseleri, Londra Borsası'nda işlem gördüğü gün %45 değer kaybederek 8 yılın en düşük seviyesine geriledi. Şirketin iflas riskine karşı Avrupa Finansal İstikrar Mekanizması'nın devreye girebileceği konuşuluyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Brisport krizi, sadece bir şirketin değil, aynı zamanda Avrupa'da artan finansal kırılganlığın da bir göstergesi. Uzmanlar, Brisport'un batması halinde özellikle Polonya, Çekya ve Macaristan'daki yan kuruluşlarının domino etkisi yaratabileceğini belirtiyor. Brisport'un aktiflerinin %30'u bu ülkelerdeki gayrimenkul ve altyapı projelerine bağlı. Ayrıca şirketin, küresel tedarik zincirinde önemli bir rol oynadığı lojistik ve depolama sektöründeki yatırımları da risk altında. Avrupa Komisyonu, krizin sistemik etkilerini değerlendirmek üzere acil bir toplantı çağrısı yaptı.
Krizin ardından Avrupa bankacılık hisseleri genelinde satış baskısı arttı. Deutsche Bank ve BNP Paribas hisseleri sırasıyla %7 ve %5 değer kaybetti. Analistler, Brisport'un durumunun 2008 küresel mali krizini anımsattığını, ancak bu kez düzenleyici önlemlerin daha güçlü olduğunu ifade ediyor. Yine de, birçok Avrupa şirketinin benzer şekilde yüksek borçla çalıştığı uyarısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brisport krizi, Türkiye ekonomisi için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, dolaylı etkiler yaratabilir. Brisport'un Türkiye'de doğrudan yatırımı bulunmamakla birlikte, Avrupa'da artan finansal belirsizlik, Türk ihracatçılar için önemli bir pazar olan Avrupa talebini zayıflatabilir. Ayrıca krizin, küresel risk iştahını azaltarak gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışına yol açması olasılığı, Türkiye'nin cari açık finansmanını zorlaştırabilir. Türkiye'nin Avrupa bankalarına olan borçluluk oranı düşük olduğu için doğrudan bir bulaşma riski sınırlıdır; ancak piyasa duyarlılığı ve dış talep kanalları yakından izlenmelidir.