İngiltere'nin Brighton kentinde faaliyet gösteren WellBN adlı aile hekimliği kliniğinde, 78 çocuğun gerekli psikolojik ve tıbbi değerlendirmeler yapılmadan cinsiyet değiştirme tedavilerine yönlendirildiği ortaya çıktı. Bir güvenlik soruşturması, klinikteki ihmaller nedeniyle çocukların potansiyel olarak zarar gördüğünü tespit etti. Olay, Birleşik Krallık'ta gençlerde cinsiyet kimliği tedavilerine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Soruşturmanın bulguları ve klinikteki usulsüzlükler
Sağlık güvenliği soruşturması, WellBN kliniğinde 2016-2023 yılları arasında 78 çocuğa, ergenlik blokörleri ve karşı cinsiyet hormonları gibi güçlü ilaçların reçete edildiğini belirledi. Rapora göre, bu reçetelerin çoğu, konusunda uzman olmayan doktorlar tarafından, hastaların ayrıntılı psikolojik değerlendirmesi yapılmadan ve uzman bir ekiple görüşülmeden yazıldı.
Klinikte ayrıca, hastaların yaşına uygun olmayan tedavi protokollerinin uygulandığı, ebeveyn onamının yeterince alınmadığı ve kayıtların düzensiz tutulduğu tespit edildi. Soruşturmayı yürüten Sağlık Güvenliği Soruşturma Bürosu (HSIB), bu ihmallerin çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceğini vurguladı.
WellBN kliniği, soruşturma sonrasında yaptığı açıklamada, 'geçmişteki bazı uygulamaların kabul edilemez olduğunu' kabul ederken, o dönemdeki personel değişiklikleri ve artan talep nedeniyle hatalar yapıldığını öne sürdü. Ancak sağlık otoriteleri, bu tür ihmallerin kabul edilemez olduğunu belirterek, klinik hakkında yasal işlem başlatıldığını duyurdu.
Birleşik Krallık'ta cinsiyet kimliği tedavilerine yönelik tartışmalar
Bu skandal, Birleşik Krallık'ta özellikle çocuklar ve gençler için cinsiyet kimliği tedavilerine yönelik zaten hassas olan tartışmaları daha da alevlendirdi. Ülkede son yıllarda, reşit olmayanlara cinsiyet değiştirme tedavileri uygulayan tek kamu kliniği olan Tavistock ve Portman NHS Vakfı'nın Gençlik Cinsiyet Kimliği Servisi (GIDS) kapatılmış ve yerine daha kapsamlı bir model getirilmişti.
Eleştirmenler, bu tür vakaların, sağlık sistemindeki denetim eksikliğini ve uzmanlaşmış merkezlerin yetersizliğini gözler önüne serdiğini söylüyor. Özellikle ergenlik blokörlerinin uzun vadeli etkilerinin henüz tam olarak bilinmediği ve çocukların geri dönüşü olmayan kararlar almaya zorlanabileceği endişeleri dile getiriliyor. Diğer yandan, LGBTQ+ hakları savunucuları, bu tür olayların trans bireylere yönelik ayrımcılığı artırmaması gerektiğini, asıl sorunun sistematik denetim eksikliği olduğunu vurguluyor.
Brighton vakası, benzer ihmallerin başka kliniklerde de yaşanmış olabileceği şüphesini doğururken, hükümetin sağlık kuruluşlarındaki cinsiyet kimliği tedavilerine yönelik daha sıkı düzenlemeler getirmesi bekleniyor. Bu arada, mağdur çocukların aileleri hukuki yollara başvururken, klinikte çalışan bazı doktorların lisanslarının askıya alındığı bildiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de cinsiyet kimliği tedavileri, Sağlık Bakanlığı onaylı merkezlerde, multidisipliner ekipler tarafından yürütülmektedir. Bu vaka, özellikle reşit olmayanlara yönelik tedavilerde etik ve tıbbi standartların önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Türkiye'de benzer bir skandal yaşanmamış olsa da, küresel tartışmaların ülkedeki uygulamalara yansıması mümkündür. Sağlık otoritelerinin, uluslararası gelişmeleri yakından takip ederek mevcut protokolleri güncellemesi ve denetim mekanizmalarını güçlendirmesi, olası risklerin önlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır.