Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 22-24 Ekim 2024 tarihlerinde Kazan'da düzenlenen BRICS zirvesinden bekledikleri somut sonuçları alamadan ülkelerine döndü. İki lider, Batı yaptırımlarına karşı alternatif ödeme mekanizmaları kurmak ve ticaret hacmini artırmak gibi temel hedeflere ulaşamadı. Zirve, genişleme ve işbirliği mesajlarına sahne olsa da pratik adımlar konusunda ilerleme kaydedilemedi.
Zirvenin Arka Planı ve Beklentiler
BRICS zirvesi, Rusya'nın ev sahipliğinde ve Ukrayna savaşı nedeniyle Batı'nın yaptırımları altında gerçekleşti. Putin, bu platformu Batı'ya karşı bir denge unsuru olarak kullanmayı ve özellikle İran ile ekonomik işbirliğini derinleştirmeyi amaçlıyordu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ise ilk kez katıldığı zirvede, ülkesinin uluslararası izolasyonunu kırmayı ve BRICS ülkeleriyle ticaretini artırmayı hedefliyordu. Görüşmelerde enerji, ulaştırma ve finans alanlarında işbirliği protokolleri imzalandı ancak bu anlaşmaların büyük kısmı niyet beyanı düzeyinde kaldı.
Zirvenin ana gündem maddelerinden biri, BRICS ülkeleri arasında alternatif bir ödeme sistemi kurulmasıydı. Rusya ve İran, SWIFT'ten bağımsız bir mekanizma ile ticaretlerini sürdürmek istiyor. Ancak Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomiler, mevcut finansal sistemi tamamen terk etmeye sıcak bakmıyor. Bu nedenle, somut bir ödeme sistemi kurulması konusunda ilerleme sağlanamadı. Ticaret hacminin artırılması konusunda da benzer bir durum yaşandı; hedeflenen rakamlara ulaşmak için gereken altyapı ve finansman eksikliği devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BRICS, son yıllarda genişleyerek küresel yönetişimde daha etkin olmayı amaçlıyor. Ancak üye ülkeler arasındaki çıkar farklılıkları, ortak politikalar geliştirmeyi zorlaştırıyor. Rusya ve İran, Batı yaptırımlarına maruz kalan ülkeler olarak BRICS'ten somut destek bekliyor; fakat diğer üyeler, Batı ile ilişkilerini riske atmaktan kaçınıyor. Bu durum, BRICS'in etkinliğini sınırlıyor. Zirvede alınan kararlar, genel olarak mevcut işbirliğini güçlendirmeye yönelik olsa da, yaptırımlara karşı ortak bir finansal mimari oluşturma konusunda adım atılamadı.
Küresel ölçekte ise, Batı dışı güç merkezlerinin bir araya gelmesi, çok kutuplu bir dünya düzenine işaret ediyor. Ancak bu süreçte somut ekonomik ve finansal entegrasyonun sağlanması zaman alacak gibi görünüyor. Özellikle Rusya ve İran'ın beklentileri ile BRICS'in diğer üyelerinin öncelikleri arasındaki uyumsuzluk, zirvenin sonuç bildirgesine de yansıdı. Bildiride, yaptırımlara karşı işbirliği vurgusu yapılsa da, bağlayıcı bir taahhüt yer almadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BRICS ile ilişkilerini geliştirme arayışında olan bir ülke. Zirveye davet edilmeyen Türkiye, Rusya ve İran'ın alternatif arayışlarını yakından takip ediyor. Batı yaptırımlarına maruz kalan bu ülkelerle ticaretini sürdüren Türkiye, BRICS içinde etkin bir ödeme sistemi kurulamamasını, kendi ekonomik çıkarları açısından bir belirsizlik olarak görüyor. Ayrıca, Rusya ve İran'ın BRICS'ten beklediğini alamaması, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini dengeleme stratejisini de etkileyebilir. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile işbirliğini sürdürme politikasında, BRICS'in etkinliğinin artmasını bekliyor; ancak mevcut durumda somut bir kazanım elde edilemedi.