Hindistan, BRICS grubunun zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Yeni Delhi'nin bu oluşumdan beklentileri ve gruptan gerçekte ne elde ettiği sorgulanıyor. BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) 2009'dan bu yana çeşitli zirveler düzenliyor ve Hindistan kurucu üyelerden biri. Ancak son yıllarda grubun genişlemesi ve etkinliği tartışma konusu.
BRICS'in Arka Planı ve Hindistan'ın Rolü
BRICS, ilk olarak 2001'de Goldman Sachs ekonomisti Jim O'Neill tarafından yükselen ekonomileri tanımlamak için ortaya atılan bir kısaltmaydı. 2006'da Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin dışişleri bakanları bir araya geldi ve 2009'da ilk zirve yapıldı. Güney Afrika 2010'da katıldı. Grup, küresel yönetişimde reform çağrısı yapıyor ve Batılı kurumlara alternatif olarak Yeni Kalkınma Bankası'nı (NDB) kurdu.
Hindistan için BRICS, çok kutuplu bir dünyada sesini duyurma ve gelişmekte olan ülkelerle işbirliğini güçlendirme platformu. Ancak Çin ile olan sınır anlaşmazlıkları ve Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası jeopolitik gerilimler, grubun etkinliğini zorlaştırıyor. Hindistan, aynı zamanda ABD, Japonya ve Avustralya ile Quad ittifakında yer alarak dengeli bir dış politika izliyor.
Hindistan'ın BRICS'ten Beklentileri ve Elde Ettikleri
Hindistan, BRICS aracılığıyla küresel kurumlarda (BM Güvenlik Konseyi, IMF, Dünya Bankası) reform talep ediyor. Ayrıca terörle mücadele, iklim değişikliği ve ticaret gibi konularda işbirliği arıyor. Yeni Kalkınma Bankası'ndan altyapı projeleri için finansman sağlıyor. 2021'de Hindistan, NDB'den 1 milyar dolarlık kredi aldı. Ayrıca BRICS ülkeleriyle ticaret hacmi artıyor; 2022'de Çin ile ticaret 135 milyar doları aştı.
Ancak Hindistan, BRICS içinde Çin'in baskın rolünden rahatsız. Çin, grubun en büyük ekonomisi ve NDB'de en fazla oy hakkına sahip. Hindistan, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne karşı ve sınır anlaşmazlıkları nedeniyle ilişkiler gergin. Ayrıca Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası BRICS'te Batı karşıtı söylem güçlendi; Hindistan ise Batı ile ilişkilerini korumaya çalışıyor. Bu nedenle Hindistan, BRICS'i daha çok Güney-Güney işbirliği ve kalkınma odaklı bir platform olarak görüyor.
2023'te Johannesburg zirvesinde BRICS, yeni üyeleri (Suudi Arabistan, İran, Mısır, Etiyopya, Arjantin ve BAE) davet etti. Hindistan bu genişlemeyi destekledi ancak Çin'in etkisini dengelemek için yeni üyelerin seçiminde etkili oldu. Hindistan, BRICS'in genişlemesinin grubu daha kapsayıcı yapacağını ve küresel yönetişimde ağırlığını artıracağını düşünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BRICS, küresel GSYİH'nın yaklaşık %31'ini ve dünya nüfusunun %42'sini temsil ediyor. Genişleme sonrası bu oranlar artacak. Grup, Batılı kurumlara alternatif bir düzen arayışında. Ancak iç farklılıklar (Çin-Hindistan rekabeti, Rusya'nın izolasyonu) etkinliğini sınırlıyor. Hindistan, BRICS'i Batı ile ilişkilerine zarar vermeden kullanmak istiyor. Öte yandan BRICS ülkeleri arasında ticaret yerel para birimleriyle yapılma çabaları var; bu da doların hegemonyasına meydan okuyabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BRICS'in genişlemesi ve Hindistan'ın denge politikası, Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye, Batı ittifakı içinde kalarak çok kutuplu düzende etkinlik arayışında. Hindistan gibi Türkiye de BRICS ile diyalog geliştirme potansiyeline sahip. Ancak Türkiye'nin AB ve NATO üyeliği, BRICS içinde Çin ve Rusya ile olan ilişkileri dengelemesini gerektiriyor. BRICS'in alternatif finansman mekanizmaları, Türkiye'nin altyapı projeleri için kaynak çeşitliliği sağlayabilir. Ayrıca Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı ve D-8 gibi platformlarla benzer bir Güney-Güney işbirliği modeli izleyebilir. Ancak BRICS'in iç çelişkileri, Türkiye'nin temkinli yaklaşmasını gerektiriyor. Sonuçta, Hindistan'ın BRICS deneyimi, Türkiye'nin çok kutuplu diplomasisinde denge arayışına ışık tutuyor.