Brezilya savcıları, 2024 yılında ülkenin güneyinde meydana gelen ve onlarca kişinin ölümüne yol açan sel felaketi nedeniyle Shell'e karşı 108 milyon dolarlık tazminat davası açtı. Dava, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olaylarından petrol şirketlerini sorumlu tutmayı amaçlayan küresel hukuk mücadelesinde yeni bir aşamayı işaret ediyor. Savcılar, Shell'in iklim risklerini yeterince değerlendirmediğini ve sel felaketinin etkilerini hafifletmek için gerekli önlemleri almadığını öne sürüyor.
Davanın Arka Planı ve Hukuki Dayanaklar
Brezilya'nın Rio Grande do Sul eyaletinde 2024 yılının Nisan ve Mayıs aylarında etkili olan şiddetli yağışlar, tarihin en kötü sel felaketlerinden birine neden oldu. Sellerde en az 180 kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi evsiz kaldı ve altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Savcılık, Shell'in bölgedeki rafineri ve depolama tesislerinin sel sırasında çevreye zararlı maddeler sızdırdığını ve şirketin iklim değişikliğine bağlı riskleri öngörerek gerekli tedbirleri almadığını iddia ediyor. Dava dilekçesinde, Shell'in kendi iklim senaryolarında sel riskini hafife aldığı ve bu ihmalin felaketin boyutunu büyüttüğü belirtiliyor. Şirket, iddiaları reddederek selin "olağanüstü" bir doğa olayı olduğunu savunuyor.
Bu dava, dünya genelinde iklim değişikliği nedeniyle petrol şirketlerine açılan davalar zincirinin bir parçası. Son yıllarda Hollanda, Fransa, ABD ve Avustralya gibi ülkelerde benzer davalar açıldı. Özellikle 2021'de Hollanda'da Shell'e karşı açılan davada mahkeme, şirketin 2030'a kadar karbon emisyonlarını %45 azaltmasına hükmetmişti; ancak temyiz süreci devam ediyor. Brezilya'daki dava, iklim adaleti hareketi için önemli bir emsal teşkil edebilir çünkü ilk kez bir Latin Amerika ülkesinde doğrudan bir sel felaketiyle bağlantılı olarak açılıyor.
Küresel Boyut ve Petrol Endüstrisi Üzerindeki Etkiler
Brezilya, son yıllarda iklim politikalarında daha aktif bir tutum izliyor. Devlet başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, göreve geldiğinden bu yana Amazon yağmur ormanlarının korunması ve yenilenebilir enerjiye geçiş konusunda uluslararası taahhütlerde bulundu. Ancak ülke ekonomisinin önemli bir bölümü hâlâ petrol ve gaz üretimine dayanıyor. Shell, Brezilya'da büyük ölçekli yatırımlara sahip; ülkenin en büyük petrol sahalarından bazılarında ortaklıkları bulunuyor. Dava, hem Brezilya'nın iklim taahhütleriyle ekonomik çıkarları arasındaki gerilimi hem de küresel petrol şirketlerinin artan hukuki baskılarla karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, bu tür davaların şirketler üzerinde finansal ve itibar kaybı riski yarattığını belirtiyor. Eğer Brezilya mahkemeleri Shell'i sorumlu bulursa, bu karar diğer ülkelerdeki benzer davalar için referans olabilir ve petrol devlerinin iklim risklerini yönetme biçimini değiştirebilir. Öte yandan, şirketler genellikle bu davaları "bilimsel belirsizlik" ve "nedensellik bağının kurulamaması" gerekçesiyle savuşturmaya çalışıyor. Brezilya'daki davanın seyri, iklim değişikliğinin hukuki sorumluluk açısından nasıl ele alınacağına dair küresel bir emsal oluşturabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hisseden bir ülke olarak bu davayı yakından takip etmeli. Brezilya'daki sel felaketine benzer aşırı hava olayları Türkiye'de de yaşanıyor; 2021'de Batı Karadeniz'de meydana gelen seller ve 2023'teki deprem sonrası yaşanan altyapı sorunları, iklim risklerine karşı kırılganlığımızı gösterdi. Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede hem uyum hem de azaltım politikalarını güçlendirmeli. Ayrıca, enerji şirketlerinin iklim risklerini şeffaf biçimde raporlaması ve çevresel sorumluluklarını yerine getirmesi için yasal düzenlemeler yapılmalı. Bu dava, Türkiye'nin iklim adaleti ve kurumsal hesap verebilirlik konusunda atacağı adımlar için bir uyarı niteliğinde.