Brezilya, Ekim 2022'de sandık başına gidiyor. Ancak bu seçim, sadece ülke iç siyasetini değil, gezegenin sağlığı açısından hayati önem taşıyan Amazon yağmur ormanlarının kaderini de belirleyecek. Dünyanın en büyük tropikal ormanı olan Amazon, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir rol oynuyor. Seçimin sonucu, ormansızlaşma politikaları, yerli hakları ve küresel karbon emisyonları üzerinde belirleyici olacak.
Amazonlar: Gezegenin akciğerleri tehlikede
Amazon yağmur ormanları, yaklaşık 5,5 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplıyor ve dokuz ülkeye yayılıyor. Ormanın %60'ı Brezilya sınırları içinde. Bilim insanları, Amazon'un iklim dengesi için hayati önem taşıdığını, çünkü büyük miktarda karbondioksit emdiğini ve oksijen ürettiğini vurguluyor. Ancak son yıllarda artan ormansızlaşma, bu dengeyi bozuyor. Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü (INPE) verilerine göre, 2021 yılında Amazon'da 13.235 kilometrekare orman yok oldu; bu, son 15 yılın en yüksek seviyesi. Ormansızlaşmanın başlıca nedenleri arasında tarım alanı açma, madencilik ve yasadışı ağaç kesimi yer alıyor.
Seçimde yarışan adaylar, Amazon politikaları konusunda taban tabana zıt görüşlere sahip. Görevdeki Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, orman koruma yasalarını gevşetmesi ve yerli topraklarına yönelik madencilik faaliyetlerini desteklemesiyle eleştiriliyor. Bolsonaro, Amazon'da ekonomik kalkınmayı savunurken, çevreciler ormansızlaşmanın hızlandığını belirtiyor. Ana muhalefet adayı ve eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ise iklim değişikliğiyle mücadele ve orman koruma taahhütlerinde bulunuyor. Lula, 2003-2010 yılları arasındaki iktidarında ormansızlaşmayı önemli ölçüde azaltmıştı.
Küresel etkiler: Karbon emisyonları ve biyoçeşitlilik
Amazon'daki ormansızlaşma, küresel ısınmayı doğrudan etkiliyor. Ormanlar kesildiğinde, depolanan karbon atmosfere salınıyor. Amazon, yılda yaklaşık 2 milyar ton karbondioksit emiyor; bu, küresel emisyonların yaklaşık %5'i. Ancak ormansızlaşma arttıkça, Amazon'un karbon yutma kapasitesi azalıyor. Bilim insanları, ormanın belirli bir eşiği aştığında savanlaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve bunun geri döndürülemez sonuçlar doğuracağını belirtiyor. Ayrıca Amazon, dünyadaki karasal biyoçeşitliliğin %10'una ev sahipliği yapıyor; binlerce bitki ve hayvan türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Brezilya seçimleri, uluslararası toplum tarafından da yakından izleniyor. Avrupa Birliği, Mercosur ticaret anlaşmasını Amazon'daki ormansızlaşmayla ilişkilendirmiş durumda. AB, Brezilya'nın çevre taahhütlerini yerine getirmemesi halinde anlaşmayı onaylamayacağını açıklamıştı. ABD ve Norveç gibi ülkeler, Amazon Fonu'na yaptıkları katkıları askıya almıştı; bu fon, orman koruma projelerini destekliyor. Seçim sonucu, bu tür uluslararası işbirliklerinin yeniden canlanması veya daha da gerilemesi anlamına gelebilir.
Seçim aynı zamanda Brezilya'nın ekonomik geleceğiyle de bağlantılı. Ülke, tarım ürünleri ihracatında dünya lideri; ancak ormansızlaşma, uluslararası pazarlarda itibar kaybına ve ticari yaptırımlara yol açabilir. Sürdürülebilir tarım uygulamaları ve yeşil ekonomiye geçiş, seçim sonrası dönemde önemli bir gündem maddesi olacak. Brezilya halkı, ekonomik büyüme ile çevre koruma arasında bir denge kurulmasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki seçim sonuçları, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel iklim politikaları ve ticaret dengeleri açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Amazon'daki ormansızlaşmanın azalması, küresel karbon emisyonlarını sınırlayarak iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlar; bu da Türkiye gibi iklim değişikliğinden etkilenen ülkeler için olumlu bir gelişmedir. Ayrıca Brezilya'nın çevre politikalarındaki değişim, tarım ürünleri ticaretini etkileyebilir; Türkiye, Brezilya'dan soya fasulyesi ve kahve gibi ürünler ithal ediyor. Sürdürülebilir üretim standartları, bu ticarette yeni düzenlemeler getirebilir. Türkiye, yeşil mutabakat sürecinde olduğundan, Brezilya'nın iklim taahhütleri küresel normları şekillendirebilir.