Brezilya'da 2 Ekim'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamadı ve seçim 30 Ekim'de ikinci tura kaldı. İlk turda eski Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva yüzde 48,4, görevdeki Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ise yüzde 43,2 oy aldı. Ancak anket şirketlerinin büyük çoğunluğu Lula'nın ilk turda kazanacağını veya büyük farkla önde olacağını öngörmüştü. Bu öngörülerin tutmaması, ikinci tur öncesinde anketlere olan güveni sarstı. Şimdi yayınlanan son anketler, iki aday arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamsız olduğunu gösteriyor.
İlk Tur Sürprizi ve Anketlere Güven Erimesi
Brezilya'nın önde gelen anket şirketleri Datafolha, Ipec ve Quaest, ilk tur öncesinde Lula'nın yüzde 50'yi aşabileceğini veya en az 10 puan farkla önde olduğunu açıklamıştı. Gerçek sonuçlar bu tahminlerin çok altında kaldı. Bolsonaro'nun oy oranı beklenenden yaklaşık 5 puan yüksek çıktı. Bu durum, anket şirketlerinin metodolojilerine yönelik eleştirileri beraberinde getirdi. Özellikle kırsal kesimde ve genç seçmenler arasında yapılan anketlerin yanıltıcı olabileceği tartışılıyor. Uzmanlar, sosyal medya kullanımının ve gizli Bolsonaro destekçilerinin anketlere yansımadığını belirtiyor.
Son haftalarda yapılan anketlerde ise Lula ile Bolsonaro arasındaki fark 2-3 puan bandına indi. Datafolha'nın 27 Ekim'de açıkladığı ankete göre Lula yüzde 50, Bolsonaro yüzde 46 oy alıyor. Ipec'in anketi ise Lula'yı yüzde 51, Bolsonaro'yu yüzde 47 gösteriyor. Bu sonuçlar, seçimin hâlâ belirsiz olduğunu ve küçük bir hata payının sonucu değiştirebileceğini ortaya koyuyor.
Kampanyanın Son Günleri ve Seçmen Davranışı
İkinci tur kampanyası, özellikle ekonomi ve yolsuzlukla mücadele temaları üzerinden şekilleniyor. Lula, Bolsonaro döneminde artan yoksulluğu ve gelir eşitsizliğini eleştirirken, Bolsonaro ekonomik iyileşmeyi ve pandemi sonrası toparlanmayı öne çıkarıyor. Bolsonaro ayrıca anket şirketlerini kendisini sistematik olarak düşük göstermekle suçluyor ve seçim sonuçlarını sorgulayabileceğine dair sinyaller veriyor. Bu durum, 2020 ABD seçimlerini hatırlatan bir atmosfer yaratıyor. Lula ise demokrasi vurgusu yaparak Bolsonaro'yu otoriter eğilimlerle suçluyor.
Seçmen davranışına ilişkin analizler, ilk turda Bolsonaro'ya oy verenlerin büyük kısmının ikinci turda da ona bağlı kalacağını, ancak Lula'nın ilk turda destekleyen diğer sol adayların oylarını alabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte, anketlerin hata payı göz önüne alındığında, her iki adayın da kazanma şansı bulunuyor. Özellikle Sao Paulo ve Minas Gerais gibi kritik eyaletlerdeki oy dağılımı belirleyici olacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Brezilya, Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi ve bölgesel bir güç merkezi. Seçim sonucu, bölgedeki siyasi dengeyi doğrudan etkileyecek. Lula'nın kazanması durumunda Brezilya'nın sol eğilimli hükümetlerle (Şili, Kolombiya, Meksika) daha yakın işbirliği yapması ve bölgesel entegrasyonu güçlendirmesi bekleniyor. Bolsonaro'nun zaferi ise sağ popülist dalganın devamı anlamına gelecek ve Brezilya'nın ABD ile ilişkilerini daha da sıkılaştırabilecek. Küresel ölçekte ise Brezilya'nın iklim politikaları kritik önemde: Lula Amazon ormansızlaşmasını azaltma sözü verirken, Bolsonaro döneminde ormansızlaşma rekor seviyelere ulaşmıştı. Bu nedenle seçim sonucu, küresel iklim müzakerelerini de etkileyecek.
Ayrıca Brezilya'nın BRICS üyeliği ve Çin ile ilişkileri de seçim sonucundan etkilenebilir. Lula döneminde Çin ile yakın ilişkiler kurulmuştu; Bolsonaro ise Çin'e karşı daha mesafeli bir tutum sergiledi. ABD için de Brezilya, Latin Amerika'daki en önemli müttefiklerden biri. Biden yönetimi, Bolsonaro'nun seçim sonuçlarını sorgulaması durumunda demokrasiye bağlılık konusunda endişeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya seçimi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da küresel ekonomik ve diplomatik dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye, Brezilya ile ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor; 2021'de ikili ticaret hacmi 2 milyar doları aştı. Seçim sonucu, Türkiye'nin Latin Amerika açılımını ve BRICS ile ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca Brezilya'nın iklim politikaları, küresel emisyon azaltım çabalarını etkileyerek Türkiye'nin de taraf olduğu Paris Anlaşması sürecine dolaylı yansıyabilir. Türkiye, Brezilya ile tarım ve savunma sanayii alanında işbirliğini artırma potansiyeline sahip. Bu nedenle seçim sonucu, Türkiye'nin bölgesel stratejileri açısından izlenmeli.