Brezilya'da 30 Ekim'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu öncesinde, solcu aday Luiz Inacio Lula da Silva ile sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, sosyal medya kaynaklı usulsüzlük iddiaları üzerinden birbirlerinin adaylığını iptal ettirmek için mahkemeye başvurdu. Her iki kampanya da Salı günü yaptığı açıklamalarda, rakiplerinin sosyal medyayı hukuka aykırı şekilde kullandığını öne sürdü. Seçim kampanyası giderek sertleşirken, karşılıklı suçlamalar ülkenin seçim kurulunu zor durumda bırakıyor.
Karşılıklı suçlamalar ve hukuki süreç
Lula'nın kampanyası, Bolsonaro'nun sosyal medya üzerinden yürüttüğü kampanyanın yasaları ihlal ettiğini ve bu nedenle adaylığının sorgulanması gerektiğini savundu. Bolsonaro cephesi ise Lula'nın ekibinin de benzer şekilde sosyal medya kurallarını çiğnediğini iddia ederek karşı başvuru yaptı. Her iki tarafın avukatları, Yüksek Seçim Mahkemesi'ne (TSE) sundukları dilekçelerde, rakiplerinin dijital platformlarda yanıltıcı bilgi yaydığını ve seçmen iradesini manipüle etmeye çalıştığını belirtti.
Seçim yasalarına göre, adayların sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları paylaşımlar, seçim döneminde belirli kurallara tabi. Özellikle yanlış bilgi yayma, nefret söylemi ve seçmeni yanıltıcı içerikler, adayların diskalifiye edilmesine yol açabilecek kadar ciddi ihlaller olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu tür başvuruların seçimden hemen önce yapılmasının süreci kilitleyebileceğine ve seçmenin kafasını karıştırabileceğine dikkat çekiyor.
Yüksek Seçim Mahkemesi, her iki başvuruyu da hızlıca değerlendireceğini açıkladı. Mahkeme sözcüsü, başvuruların teknik olarak inceleneceğini ve seçim takvimini aksatmayacak şekilde karara bağlanacağını söyledi. Ancak mahkemenin nasıl bir karar vereceği belirsizliğini koruyor. Zira her iki adayın da sosyal medya kullanımına ilişkin daha önce yapılan şikâyetler sonuçsuz kalmıştı.
Seçim atmosferi ve toplumsal kutuplaşma
Brezilya, son yılların en kutuplaşmış seçim atmosferini yaşıyor. Lula'nın 2003-2010 yılları arasındaki devlet başkanlığı dönemine duyulan özlem ile Bolsonaro'nun radikal sağ politikaları arasında sıkışan seçmen, ekonomik sıkıntılar, yolsuzluk algısı ve pandeminin yaralarıyla baş etmeye çalışıyor. İlk turda Lula oyların yüzde 48,4'ünü, Bolsonaro ise yüzde 43,2'sini aldı. Bu sonuç, ikinci turun oldukça çekişmeli geçeceğini gösteriyor.
Kampanya sürecinde her iki aday da birbirini yolsuzluk, yalan ve demokrasiye tehdit olmakla suçladı. Sosyal medya, bu suçlamaların yayılmasında kilit rol oynadı. Özellikle WhatsApp ve Telegram grupları üzerinden yayılan dezenformasyon, seçmen davranışını etkileyebilecek boyutlara ulaştı. Bağımsız gözlemciler, her iki tarafın da sosyal medyayı agresif bir şekilde kullandığını ve gerilimi tırmandırdığını belirtiyor.
Seçim kurulu, son haftalarda artan şikâyetler üzerine sosyal medya platformlarına yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Ancak platformların işbirliği konusunda isteksiz davrandığı ve yasal boşlukların bulunduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, seçim sonuçlarının ardından sosyal medya düzenlemelerinin yeniden gündeme geleceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki seçim gerilimi, Türkiye'nin Latin Amerika ile ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Brezilya ile ticari ve diplomatik bağlarını güçlendirmeye çalışıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2021'de 5 milyar doları aşmış durumda. Seçim sonucu, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ortaklıklarını ve siyasi diyaloğunu etkileyebilir. Ayrıca, sosyal medya kaynaklı seçim müdahaleleri konusu, Türkiye'nin de gündeminde olan bir mesele. Brezilya'da yaşananlar, dijital platformların seçimlere etkisi konusunda uluslararası bir örnek oluşturuyor. Türkiye, benzer düzenlemeleri tartışırken bu deneyimden faydalanabilir.