Brexit düzenlemelerinde yapılacak bir değişiklik, Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan İngiliz gençleri için İngiltere'de üniversite eğitimini neredeyse imkansız hale getirecek. 2028 yılında yürürlüğe girecek yeni kuralla birlikte, AB'de ikamet eden İngiliz vatandaşları, Birleşik Krallık'taki üniversitelerde 'yurt içi öğrenci' statüsünü kaybedecek ve uluslararası öğrenci harçlarıyla karşı karşıya kalacak. Bu durum, yıllık harç ücretlerinin 9.250 sterlinden (yaklaşık 350 bin TL) 30.000-40.000 sterline (1,1-1,5 milyon TL) fırlaması anlamına geliyor. Ayrıca, bu öğrenciler İngiliz devlet öğrenci kredilerine de başvuramayacak. Değişiklik, özellikle Brexit sonrası AB'de yaşamaya devam eden binlerce İngiliz aileyi etkileyecek.
Gelişmenin arka planı: 'Ev ücreti' statüsünün sonu
Birleşik Krallık hükümetinin 2021'de duyurduğu 'Ev Ücreti Niteliği' (Home Fee Qualification) düzenlemesi, 1 Ocak 2021'den sonra AB'ye taşınan İngiliz vatandaşlarının üç yıl ikamet şartını doldurduktan sonra dahi yurt içi harç hakkını kaybedeceğini öngörüyor. Ancak asıl darbe, 2028'de tamamen yürürlüğe girecek olan geçiş sürecinin sona ermesiyle gelecek. O tarihten itibaren, AB'de yaşayan tüm İngiliz öğrenciler, İngiltere'deki üniversitelere başvurduklarında doğrudan uluslararası öğrenci kategorisinde değerlendirilecek. Uzmanlar, bu durumun özellikle orta gelirli ailelerin çocuklarını olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. İngiltere'nin en prestijli üniversitelerinden Oxford ve Cambridge'de uluslararası öğrenciler için yıllık harç ücretleri tıp ve mühendislik gibi bölümlerde 50.000 sterline kadar çıkabiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: AB-İngiltere ilişkilerinde yeni bir kriz
Bu düzenleme, Brexit sonrası AB ile imzalanan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması'nın (TCA) bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak uygulamanın sosyal boyutu, iki taraf arasında yeni bir gerilim konusu haline gelebilir. AB üyesi ülkelerde yaşayan yaklaşık 1,5 milyon İngiliz vatandaşı bulunuyor; bunların 200 binden fazlası okul çağında çocuk sahibi. Hollanda, İspanya ve Fransa gibi ülkelerde yoğunlaşan bu topluluk, çocuklarının İngiltere'de eğitim görmesi için şimdiden alternatif yollar arıyor. Bazı aileler, çocuklarını AB ülkelerindeki İngiliz okullarına yönlendirirken, bir kısmı da İskoçya veya Galler'deki üniversitelerin farklı harç politikalarını araştırıyor. Öte yandan, İngiltere'deki üniversiteler, Brexit sonrası AB'den gelen öğrenci sayısındaki düşüşün ardından bu yeni düzenlemeyle birlikte uluslararası öğrenci gelirlerinde daha fazla kayıp yaşayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Brexit sonrası Birleşik Krallık ile olan eğitim ilişkileri açısından dolaylı bir önem taşıyor. İngiltere, uluslararası öğrenci harçlarını artırarak yüksek gelir elde etmeyi hedeflerken, Türkiye'den gelen öğrenciler de bu artıştan etkileniyor. Türk öğrenciler, Brexit sonrası AB öğrencilerine tanınan bazı ayrıcalıkların kalkmasıyla daha büyük bir rekabetle karşı karşıya. Ancak, Türkiye'nin İngiltere ile eğitim bağlarını güçlendirme çabaları kapsamında, Türk öğrencilere özel burs ve kredi imkanlarının artırılması gündeme gelebilir. Öte yandan, bu tür harç artışları, Türk öğrencilerin alternatif eğitim destinasyonlarına (AB ülkeleri, Asya) yönelmesine neden olabilir. Küresel olarak, yükseköğrenimde artan maliyetler, orta sınıf aileler için eğitim hareketliliğini kısıtlıyor; bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin yetenek göçü açısından hem fırsat hem de tehdit oluşturuyor.