23 Haziran 2016 gecesi Brüksel üzerinde bir fırtına koptu. Avrupa Birliği (AB) merkezinin üzerine yağmur yağdı, şimşekler çaktı. Ertesi gün gri ve sakin doğdu, ancak İngiltere'nin AB'den ayrılma kararının ardından gelen siyasi depremin sarsıntıları bütün kıtada hissedildi. On yıl sonra, Brexit'in AB'ye yardım mı ettiği yoksa zarar mı verdiği sorusu hâlâ tartışılıyor. Bazıları İngiltere'nin ayrılışının birliğin çöküşüne yol açacağını söylemişti, ancak bugün ülkeler hâlâ AB'ye katılmak için sıraya giriyor.
Brexit'in AB Üzerindeki Etkileri
Brexit, AB için bir kriz anıydı. Birliğin en büyük ikinci ekonomisi ve en önemli askeri güçlerinden birinin ayrılması, AB'nin geleceğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu. Ancak bu kriz, AB'nin reform yapmasına ve daha entegre bir yapıya kavuşmasına da vesile oldu. Özellikle savunma ve dış politika alanlarında işbirliği arttı. AB, Brexit sonrası daha esnek ve pragmatik bir yaklaşım benimseyerek üye ülkeler arasındaki farklılıkları yönetmeyi öğrendi.
Ekonomik açıdan Brexit, AB için kısa vadede olumsuz etkiler yaratsa da uzun vadede birliğin daha homojen ve uyumlu bir yapıya kavuşmasına katkıda bulundu. İngiltere'nin ayrılması, AB bütçesinde bir boşluk yarattı ancak diğer üyeler bu açığı kapatmak için daha fazla katkı yapmayı kabul etti. Ayrıca, AB'nin ticaret politikaları Brexit sonrası daha bağımsız bir şekilde şekillenmeye başladı.
Brexit'in en önemli etkilerinden biri de AB'nin genişleme sürecine olan etkisi oldu. Birliğin dağılacağı yönündeki kehanetler boşa çıktı; aksine, Batı Balkanlar ve Doğu Avrupa'dan birçok ülke AB'ye katılım için daha istekli hale geldi. Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Bosna-Hersek ve Kosova gibi ülkeler hâlâ AB üyeliği için müzakereleri sürdürüyor. Ukrayna, Moldova ve Gürcistan da Rusya'nın saldırganlığına karşı AB'ye yöneldi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Brexit, sadece Avrupa'yı değil, küresel güç dengelerini de etkiledi. İngiltere'nin AB'den ayrılması, ABD-AB ilişkilerinde bir dönüm noktası oldu. AB, Brexit sonrası daha bağımsız bir dış politika izlemeye başladı. Özellikle Çin ve Rusya ile ilişkilerde AB'nin daha belirleyici bir rol oynadığı görüldü. Brexit ayrıca, küresel ticaret anlaşmalarında da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. AB, İngiltere ile ticaret anlaşması imzalarken, diğer ülkelerle de yeni anlaşmalar yapma yoluna gitti.
Göç ve serbest dolaşım konularında Brexit, AB üzerinde bir baskı unsuru oluşturdu. Birçok üye ülke, İngiltere'nin izinden giderek AB'den ayrılma ihtimalini gündeme getirdi. Ancak bu eğilim, özellikle Kovid-19 salgını ve Ukrayna savaşı gibi krizlerle birlikte azaldı. Üye ülkeler, AB'nin sağladığı dayanışma ve ekonomik desteğin önemini daha iyi kavradı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brexit, Türkiye'nin AB üyelik sürecini dolaylı olarak etkiledi. İngiltere'nin ayrılması, AB içinde Türkiye'ye en çok destek veren ülkelerden birinin kaybı anlamına geliyordu. Ancak Brexit sonrası AB'nin genişleme politikasında daha seçici davrandığı görülüyor. Türkiye'nin üyelik müzakereleri fiilen durma noktasına gelmişken, Brexit AB'nin Türkiye'ye yönelik yaklaşımını daha da karmaşık hale getirdi. Yine de Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi alternatif işbirliği mekanizmalarını gündemde tutuyor. Küresel ölçekte Brexit, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde yeni bir denklem yarattı.