İngiltere Merkez Bankası'nın şirket verilerine dayandırdığı yeni bir analiz, Brexit'in Birleşik Krallık ekonomisine maliyetinin yüzde 6'ya ulaştığını ortaya koydu. Analiz, ülkenin Avrupa Birliği'nden ayrılmamış olması durumunda ekonominin ne kadar daha fazla büyüyebileceğini hesapladı. Bu bulgu, Brexit referandumunun üzerinden yedi yıl geçtikten sonra, ayrılığın ekonomik sonuçlarının hâlâ belirgin olduğunu ve beklentilerin de altında kaldığını gösteriyor.
Veriler ne söylüyor?
İngiltere Merkez Bankası (BoE) tarafından yayımlanan rapora göre, 2016'daki Brexit referandumundan bu yana geçen sürede İngiltere ekonomisi, AB üyeliğinde kalması durumunda elde edebileceği büyümenin yüzde 6'sını kaybetti. Analiz, özellikle yatırımlardaki düşüşün ve ticaret engellerinin bu kaybın başlıca nedenleri olduğunu vurguluyor. Raporda, şirketlerin belirsizlik nedeniyle yatırımlarını ertelediği, yeni ticaret engellerinin ise ihracatı olumsuz etkilediği belirtiliyor. Bu durum, Brexit sonrası imzalanan ticaret anlaşmalarının yarattığı avantajların da beklenen büyümeyi tam olarak telafi edemediğini ortaya koyuyor.
Veriler, kaybın referandumdan hemen sonra değil, özellikle 2020'deki geçiş döneminin ardından belirginleştiğini gösteriyor. Pandemi sonrası toparlanma süreci, Brexit'in yarattığı yapısal sorunları daha da görünür hale getirdi. İngiltere, diğer büyük ekonomilere kıyasla daha yavaş bir toparlanma sergiledi. İhracatçı firmalar, AB ile ticarette ek belge ve kontrollerle karşılaşırken, hizmet sektörü özellikle finans alanında pasaportlama haklarının kaybından olumsuz etkilendi.
Küresel boyut ve beklentiler
Brexit'in küresel etkileri de yakından izleniyor. İngiltere'nin AB'den ayrılması, serbest ticaret anlaşmaları ve küreselleşme karşıtı eğilimlerin ivme kazandığı bir döneme denk geldi. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları, ardından pandemi ve Ukrayna savaşının yarattığı tedarik zinciri krizleri, Brexit'in etkilerini derinleştirdi. İngiltere'nin AB dışında bağımsız ticaret politikaları geliştirme çabaları, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerle anlaşmalar imzalamasıyla sonuçlandı; ancak bu anlaşmaların hacmi, AB ile kaybedilen ticaretin yerini dolduracak büyüklükte olmadı. Ekonomistler, İngiltere'nin uzun vadede GSYİH kaybının yüzde 6'yı aşabileceği uyarısında bulunuyor. Merkez Bankası verileri, Brexit'in yarattığı sarsıntının kalıcı olduğunu ve ekonomideki verimlilik kaybının kapanmasının yıllar alabileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brexit'in İngiltere ekonomisine maliyeti, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşması yoluyla entegre bir ticaret yapısına sahip. İngiltere'nin yaşadığı kayıplar, bir ticaret bloğundan ayrılmanın sadece tarifeler değil, aynı zamanda standartlar ve düzenlemelerde uyum kaybı nedeniyle de maliyetli olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin AB ile ilişkilerini daha ileriye taşıması, benzer bir ayrışmanın olumsuz etkilerinden kaçınmak için kritik. Ayrıca, İngiltere'nin Brexit sonrası bağımsız ticaret anlaşmaları yapma stratejisi, Türkiye'nin de AB dışı ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları arayışında izleyebileceği bir model olabilir; ancak buradaki başarı, ölçek ve pazar büyüklüğüne bağlı.