Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılma kararının üzerinden on yıl geçmesine rağmen, bu kararın ekonomik ve siyasi yankıları ülkeyi sarsmaya devam ediyor. 23 Haziran 2016'da yüzde 51,9 gibi kıl payı bir çoğunlukla alınan Brexit kararı, başlangıçta egemenlik ve kontrol vaat ediyordu. Ancak bugün gelinen noktada, İngiltere ticaret daralması, işgücü kıtlığı, yatırım azalması ve uluslararası arenada zayıflamış bir konumla karşı karşıya. Üstelik siyasi kutuplaşma, hükümet istikrarsızlıkları ve kimlik bunalımı da Brexit'in mirası olarak öne çıkıyor.
Ekonomik Miras: Ticaret ve Yatırımda Kayıp
Brexit sonrası İngiltere ile AB arasındaki ticaret, yeni gümrük kontrolleri ve düzenleyici engeller nedeniyle yüzde 15-20 oranında daraldı. Londra merkezli finans sektörü, pasaportlama haklarını kaybederken, Frankfurt ve Paris gibi rakiplerine önemli miktarda iş kaybı yaşandı. İşgücü piyasasında ise AB vatandaşlarının serbest dolaşımının sona ermesi, özellikle tarım, inşaat ve sağlık alanlarında ciddi personel sıkıntısına yol açtı. 2020'de imzalanan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması'na rağmen, İngiliz ihracatçıları hâlâ artan bürokrasi ve uyum maliyetleriyle mücadele ediyor. Ulusal İstatistik Ofisi verilerine göre, Brexit sonrası işletme yatırımları diğer G7 ülkelerine kıyasla yüzde 20 daha düşük seyrediyor. Bu durum, verimlilik artışını da olumsuz etkileyerek, İngiltere'nin on yıl boyunca düşük büyüme performansına katkıda bulundu.
Siyasi ve Bölgesel Boyut: Bölünen Krallık
Brexit, Birleşik Krallık'ın siyasi birliğini de derinden etkiledi. İskoçya'da bağımsızlık yanlısı hareket, AB'de kalma iradesine rağmen İngiltere'nin ayrılması nedeniyle güç kazandı. Kuzey İrlanda'da ise protokol anlaşmazlıkları, bölgedeki siyasi istikrarı tehdit ediyor. Westminster ile Brüksel arasındaki gerginlikler, özellikle Windsor Çerçevesi sonrası yumuşasa da, ticaret ve gümrük uygulamalarındaki belirsizlikler sürüyor. Küresel düzeyde ise İngiltere, ABD ile serbest ticaret anlaşması ve Trans-Pasifik Ortaklığı gibi girişimlerde beklenen başarıyı yakalayamadı. Uluslararası krizlerde (Ukrayna, Orta Doğu) AB ile koordinasyon zorlukları yaşanırken, ülkenin diplomatik ağırlığında göreceli bir azalma hissediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brexit'in Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı olmakla birlikte, dolaylı yansımaları dikkate değerdir. İngiltere, Türkiye için önemli bir ticaret ortağı olmayı sürdürmekte; 2023'te iki ülke arasındaki ticaret hacmi 20 milyar doları aşmıştır. Brexit sonrası İngiltere'nin AB dışı ülkelerle serbest ticaret anlaşmalarına yönelmesi, Türkiye-İngiltere STA'sının güncellenmesi fırsatını doğurmuştur. Ancak İngiltere'nin ekonomik durgunluğu, Türk ihracatçıları için talep daralması riski taşımaktadır. Ayrıca İngiltere'nin küresel sahnede zayıflayan etkisi, Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisinde daha merkezi bir rol oynamasının önünü açabilir. Özellikle savunma sanayii işbirliği ve göç yönetimi konularında iki ülke arasındaki diyaloğun derinleştirilmesi, karşılıklı çıkarlara hizmet edecektir.