Hindistan, BrahMos süpersonik seyir füzesini donanmasındaki tüm savaş gemilerine konuşlandırma planını hayata geçiriyor. Yeni Delhi yönetiminin bu hamlesi, Hint Okyanusu ve Güney Asya'da askeri dengeleri derinden etkileyecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Rusya ile ortak geliştirilen BrahMos, ses hızının 2,8 katına ulaşan hızıyla dünyanın en hızlı seyir füzelerinden biri. Hindistan Deniz Kuvvetleri'nin bu füze sistemini filosunun belkemiği haline getirme kararı, bölgesel güvenlik hesaplamalarını yeniden şekillendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
BrahMos füzesi, Hindistan Savunma Araştırma ve Geliştirme Örgütü (DRDO) ile Rusya'nın NPO Mashinostroyeniya kurumu arasında 1998'de imzalanan anlaşmayla geliştirildi. Adını Brahmaputra ve Moskva nehirlerinden alan füze, karadan, denizden, denizaltından ve havadan fırlatılabiliyor. Hindistan, son yıllarda füzenin menzilini 290 kilometreden 450 kilometreye çıkaran geliştirmeler yaptı ve 2022'de ilk kez bir destroyerden başarılı bir deneme gerçekleştirdi.
Hindistan Donanması halihazırda Kolkata sınıfı destroyerler, Shivalik sınıfı fırkateynler ve Arihant sınıfı nükleer denizaltılar dahil olmak üzere onlarca platformda BrahMos kullanıyor. Yeni plan, füzenin INS Vikramaditya ve INS Vikrant uçak gemileri ile gelecekte inşa edilecek tüm yeni savaş gemilerine entegre edilmesini kapsıyor. Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, 2025 sonuna kadar donanmanın envanterindeki tüm büyük yüzey gemilerinin BrahMos ateşleme kapasitesine sahip olması hedefleniyor.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi hükümeti, bu hamleyi 'Hint Okyanusu'nda barış ve istikrarın korunması' olarak sunuyor. Ancak savunma analistleri, füzenin yaygınlaşmasının Pakistan ve Çin ile gerilimi tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor. Pakistan, BrahMos'u 'stratejik istikrarsızlık unsuru' olarak nitelendiriyor ve kendi orta menzilli füze programını hızlandırmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BrahMos'un deniz platformlarına yaygınlaştırılması, Hint Okyanusu'ndaki güç dengesini Hindistan lehine değiştiriyor. Çin'in 'İnci Kolye' stratejisi kapsamında Pakistan, Sri Lanka, Bangladeş ve Myanmar'daki liman yatırımları, Pekin'in bölgedeki deniz varlığını artırmasını sağlıyor. Hindistan'ın BrahMos hamlesi, bu kuşatmaya karşı bir denge unsuru olarak okunuyor.
ABD, Hint-Pasifik stratejisi çerçevesinde Hindistan'ı Çin'e karşı bir denge unsuru olarak görüyor ve BrahMos'un yaygınlaşmasına sessiz bir onay veriyor. Ancak füzenin Rus teknolojisi içermesi, ABD'nin CAATSA yaptırımları kapsamında bir ikilem yaratıyor. Washington, Hindistan'a yönelik yaptırım tehdidini şimdiye kadar askıya almış durumda.
Rusya ise BrahMos ortaklığı sayesinde Hint Okyanusu'nda dolaylı bir varlık gösteriyor ve Hindistan'ın en büyük silah tedarikçisi konumunu koruyor. Bu durum, Batı ile Rusya arasındaki gerilimde Hindistan'ın denge politikasını yansıtıyor.
Güney Asya'da ise füze yayılımı, Pakistan'ın Babür ve Ra'ad füzeleriyle karşılık vermesiyle bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. Nükleer silahlı iki ülke arasındaki bu rekabet, bölgesel istikrar için risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın BrahMos'u deniz platformlarına yayma hamlesi, Türkiye'nin savunma ihracatı ve Hint-Pasifik stratejisi açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Pakistan'a Bayraktar TB2 İHA'ları ve MILGEM sınıfı korvetler satarak Hint-Pasifik'te etkinlik kazanıyor. Hindistan-Pakistan arasındaki füze rekabeti, bölgede istikrarsızlığı artırırken Türkiye'nin dengeli diplomasisini zorlaştırabilir. Ayrıca Rusya'nın BrahMos ortaklığı, Türkiye'nin S-400 deneyimiyle paralellik taşıyor; Moskova'nın savunma teknolojisini stratejik ortaklarına yayma stratejisi, Türkiye'nin kendi savunma sanayii hamleleri için emsal oluşturuyor.