Son yıllarda sosyal medya platformları, kişisel hikayelerin paylaşıldığı alanlar haline geldi. Özellikle TikTok ve Instagram'da, boşanma sürecini yaşayan bireylerin deneyimlerini paylaştığı bir akım yükselişte: 'Divorce-tok' veya Türkçe ifadeyle 'Boşanma-Tok'. İçerik üreticileri, kalp kırıklıklarını, zorlukları ve iyileşme süreçlerini açıkça anlatarak hem geniş kitlelere ulaşıyor hem de benzer durumdaki insanlara destek oluyor. Bu akım, sosyal medyanın duygusal dayanışma aracı olarak nasıl kullanıldığını gösteriyor.
Boşanma-Tok'un Arka Planı
Boşanma-Tok, aslında sosyal medyada daha önce ortaya çıkan '#divorce' etiketiyle başlayan bir hareketin evrimi. Kullanıcılar, boşanma kararı alma, avukat tutma, mal paylaşımı, çocuk velayeti gibi konularda yaşadıklarını paylaşıyor. Bazı içerik üreticileri, boşanma sürecinin maddi ve manevi zorluklarını anlatarak takipçilerinden destek görüyor. Örneğin, TikTok'ta 'divorce' etiketi altında milyonlarca video bulunuyor ve bu videolar milyarlarca kez izleniyor. Instagram'da ise boşanma sonrası yeni bir hayat kuran kişilerin hikayeleri ilgi çekiyor.
Bu akımın yükselişinde, pandemi sonrası artan boşanma oranları ve sosyal medyanın kişisel yaşamı paylaşma kültürü etkili. ABD'de 2020'de boşanma oranları düşerken, 2021'de yeniden artış gösterdi. Benzer şekilde Avrupa ve Türkiye'de de boşanma istatistikleri dalgalı bir seyir izliyor. Sosyal medya, bu süreçte yalnız olmadıklarını hissetmek isteyen bireyler için bir sığınak haline geliyor. Uzmanlar, bu tür paylaşımların terapötik etkisi olabileceğini ancak gizlilik ve mahremiyet konularında dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Boşanma-Tok sadece ABD ile sınırlı değil; Avrupa, Latin Amerika ve Asya'da da benzer akımlar görülüyor. Özellikle genç yetişkinler arasında, boşanmayı bir başarısızlık olarak görmek yerine bir dönüşüm fırsatı olarak sunan içerikler popüler. Bu durum, toplumsal cinsiyet rollerindeki değişimi ve bireyselleşmenin artmasını yansıtıyor. Ancak, bazı eleştirmenler bu tür paylaşımların mahremiyeti ihlal ettiğini ve çocukları olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Türkiye'de de sosyal medyada boşanma hikayelerini paylaşan kullanıcı sayısı artıyor. Özellikle kadınlar, boşanma sonrası yaşadıkları zorlukları ve başarıları paylaşarak hemcinslerine ilham veriyor. Ancak Türkiye'de boşanma hâlâ toplumsal bir tabu olarak görülebiliyor ve bu tür paylaşımlar tepki çekebiliyor. Yine de dijital platformlar, bu konuda farkındalık yaratma ve dayanışma sağlama potansiyeli taşıyor.
Uzmanlar, sosyal medyada boşanma sürecini paylaşmanın bazı riskleri olduğunu hatırlatıyor: gizlilik ihlali, siber zorbalık, eski eşle çatışmaların alevlenmesi. Ayrıca, bu içeriklerin reklam ve sponsorluk yoluyla ticarileşmesi, samimiyet sorgulamalarına yol açıyor. Bazı içerik üreticileri, boşanma hikayelerini marka iş birlikleri için kullanmakla eleştiriliyor. Buna rağmen, birçok kişi bu paylaşımların kendilerine güç verdiğini söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Boşanma-Tok akımı, Türkiye'de sosyal medya kullanımının duygusal ve toplumsal etkilerini gözler önüne seriyor. Türkiye'de boşanma oranları son yıllarda artış eğiliminde; TÜİK verilerine göre 2022'de boşanan çift sayısı bir önceki yıla göre %10 arttı. Bu bağlamda, sosyal medyada boşanma deneyimlerinin paylaşılması, toplumsal tabuların yıkılmasına ve boşanmış bireylerin yalnız olmadığını hissetmesine katkı sağlayabilir. Ancak, Türkiye'de aile yapısına yönelik muhafazakâr söylemler ve sosyal medya sansürü, bu tür içeriklerin yayılmasını sınırlayabilir. Yine de dijital platformlar, kadınların güçlenmesi ve hak arayışı için bir araç olmaya devam ediyor. Bu akım, Türkiye'de aile içi şiddet ve boşanma sonrası mağduriyetler konusunda farkındalık yaratma potansiyeli taşıyor.