ABD'de mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından, tahvil piyasaları Federal Rezerv'in (Fed) yıl sonuna kadar faiz artıracağı yönündeki beklentilerini koruyor. Çekirdek enflasyonun beklentilerden düşük gelmesiyle Hazine tahvilleri bir miktar güçlenirken, yatırımcılar Fed'in sıkılaştırma döngüsüne devam edeceğini fiyatlamaya devam ediyor. Piyasada faiz artırımına yönelik bahisler, enflasyonun hala hedefin üzerinde seyretmesi ve iş gücü piyasasındaki sıkılık nedeniyle güçlü kalmayı sürdürüyor.
Enflasyon Verileri ve Tahvil Piyasasına Yansımaları
Mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, yıllık enflasyonun %4,0'a gerilediğini gösterirken, çekirdek enflasyon aylık bazda %0,2 artışla piyasa beklentisi olan %0,3'ün altında kaldı. Bu durum, enflasyonun zirve yapmış olabileceğine dair umutları artırsa da, Fed yetkilileri enflasyonla mücadelenin henüz bitmediğini vurguluyor. Tahvil faizleri, veri sonrası kısa süreli bir düşüş yaşasa da, gün içinde toparlanarak yatay bir seyir izledi. İki yıllık Hazine tahvil faizi %4,75 seviyesinde, on yıllık tahvil faizi ise %3,85 civarında işlem görüyor.
Fed, bu yıl içinde iki kez daha faiz artırımına gidebileceğinin sinyalini vermişti. Swap piyasaları, temmuz ayında 25 baz puanlık bir artırımı neredeyse kesin görürken, yıl sonuna kadar toplamda en az bir artırım daha bekliyor. Chicago Ticaret Borsası'na (CME) göre, Fed'in faiz oranını mevcut %5,00-%5,25 aralığından %5,50-%5,75 seviyesine yükseltme olasılığı %60'ın üzerinde.
Küresel Tahvil Piyasalarına Etkisi
ABD tahvil piyasasındaki gelişmeler, küresel tahvil piyasalarını da yakından etkiliyor. Gelişmiş ülke merkez bankaları da benzer bir sıkılaştırma politikası izlerken, gelişmekte olan piyasalardan portföy çıkışları hızlanabilir. Özellikle, yüksek faiz ortamının uzun süre devam etmesi, kırılgan ekonomiler için risk oluşturuyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) geçen hafta faiz artırımına devam ederken, Japonya Merkez Bankası (BOJ) ise getiri eğrisi kontrol politikasında değişikliğe gidebileceği sinyali verdi. Fed'in politika yönü, küresel tahvil faizlerinin seyrini belirleyecek temel faktör olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faiz artırım döngüsünü sürdürmesi, gelişmekte olan piyasalar gibi Türkiye için de önemli sonuçlar doğuruyor. Yüksek ABD faizleri, Türk lirası varlıklardan çıkışı hızlandırabilir ve döviz kurunda baskı yaratabilir. Diğer yandan, enflasyonla mücadele eden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yükseltme yoluna gitmişti. Fed'in sıkı duruşu, TCMB'nin faiz artırımlarını destekleyici bir ortam sağlarken, iç talebi soğutma çabalarına katkıda bulunabilir. Ayrıca, küresel durgunluk endişeleri Türkiye'nin ihracat gelirlerini olumsuz etkileyebilir, bu nedenle dış dengenin korunması için dikkatli bir politika izlenmesi gerekecek.