ABD merkezli sağlık hizmetleri şirketi Bon Secours Mercy Health'in bir iştiraki, cerrahi merkezler zinciri Surgery Partners'ı 5,7 milyar dolar kurumsal değer üzerinden satın alma anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Surgery Partners'ın özel sermaye yatırımcısı Bain Capital, yeni oluşacak yapıda azınlık hissesini elinde tutmaya devam edecek. Satın alma, ABD'de ayakta cerrahi hizmetler pazarında konsolidasyonun hızlandığını gösteriyor.
Anlaşmanın Arka Planı
Surgery Partners, ABD genelinde 180'den fazla cerrahi merkezi ve 4.000'den fazla doktor ortağıyla faaliyet gösteriyor. Şirket, özellikle ortopedi, kardiyoloji ve gastroenteroloji gibi alanlarda uzmanlaşmış. Bon Secours Mercy Health ise 48 hastane ve 1.000'den fazla bakım noktasıyla ABD'nin en büyük Katolik sağlık sistemlerinden biri. Anlaşma, Bon Secours'un cerrahi hizmetler alanındaki varlığını genişletme stratejisinin bir parçası.
Bain Capital, 2017'de Surgery Partners'ı satın almıştı. Şirket 2021'de halka arz edilmiş, ancak Bain Capital kontrol hissesini korumuştu. Yeni anlaşmayla birlikte Bain Capital, azınlık hissesiyle ortaklığa devam edecek. Bu, özel sermaye şirketlerinin sağlık sektöründeki uzun vadeli yatırımlarını sürdürme eğilimini yansıtıyor.
Anlaşmanın değeri 5,7 milyar dolar olarak açıklandı, ancak bu rakamın borç dahil kurumsal değer olduğu belirtiliyor. Hisse başına ödenecek tutar henüz kamuya açıklanmadı. İşlemin 2025 yılının ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor; düzenleyici onaylar ve hissedar onayı süreci devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de sağlık hizmetleri sektörü, son yıllarda artan maliyetler ve sigorta şirketleriyle yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle konsolidasyon dalgası yaşıyor. Hastaneler ve cerrahi merkezleri, ölçek ekonomilerinden yararlanmak ve pazarlık güçlerini artırmak için birleşiyor. Surgery Partners'ın satın alınması, bu trendin bir parçası olarak görülüyor.
Bon Secours Mercy Health, hâlihazırda ABD'nin Orta Batı ve Güney bölgelerinde güçlü bir konuma sahip. Surgery Partners'ın cerrahi merkezleri ise ülke genelinde yaygın. Birleşme sonrası oluşacak yapı, ayakta cerrahi hizmetler pazarında önemli bir oyuncu haline gelecek. Bu durum, diğer sağlık sistemlerini de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir.
Özel sermaye yatırımları, sağlık sektöründe tartışmalı bir konu. Bazı eleştirmenler, özel sermaye sahipliğinin sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürebileceğini ve maliyetleri artırabileceğini savunuyor. Ancak Bain Capital'in azınlık hissesini koruması, yeni yapıda özel sermayenin etkisinin devam edeceğini gösteriyor. Bu durum, düzenleyicilerin anlaşmayı incelerken dikkate alacağı bir faktör olabilir.
Küresel ölçekte, sağlık hizmetleri yatırımları COVID-19 sonrası dönemde artış gösterdi. Özel sermaye fonları, sağlık teknolojisi ve hizmet sunumuna yönelik yatırımlarını sürdürüyor. ABD'deki bu anlaşma, diğer ülkelerdeki benzer konsolidasyon hareketlerine örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu anlaşma doğrudan Türkiye ile ilgili değil; ancak küresel sağlık hizmetleri sektöründeki konsolidasyon eğilimini yansıtması bakımından dolaylı etkileri olabilir. Türkiye'de sağlık sektörü büyük ölçüde kamu ve özel hastaneler aracılığıyla yürütülüyor. Uluslararası özel sermaye fonlarının sağlık yatırımlarına ilgisi, Türkiye'deki sağlık turizmi ve özel hastane zincirleri için de fırsatlar yaratabilir. Ancak özel sermaye sahipliğinin sağlık hizmetleri üzerindeki etkileri, Türkiye'de de tartışılması gereken bir konu. Ayrıca, ABD'deki bu tür birleşmeler, küresel sağlık piyasasında rekabet dinamiklerini değiştirerek Türk sağlık ihracatını dolaylı yönden etkileyebilir.