Japonya Merkez Bankası (BOJ), yapay zeka (YZ) alanındaki hızlı yatırım artışının küresel finansal koşulları gevşetmiş olabileceğini, ancak bu durumun piyasalarda yeni riskler barındırdığını açıkladı. Banka, son raporunda YZ kaynaklı sermaye akımlarının faiz oranları ve risk primleri üzerindeki etkisine işaret etti. Açıklama, BOJ'un para politikası duruşunu gözden geçirdiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Japonya Merkez Bankası'nın analizine göre, 2023'ten bu yana YZ teknolojilerine yönelik küresel yatırımlar rekor seviyelere ulaştı. Özellikle ABD'deki teknoloji devlerinin öncülüğünde artan YZ harcamaları, tahvil piyasalarında uzun vadeli faizlerin beklenenden düşük seyretmesine katkı sağladı. BOJ, bu durumun geleneksel para politikası aktarım mekanizmasını zayıflatarak merkez bankalarının kontrolünü zorlaştırabileceği uyarısında bulundu.
Raporda, YZ yatırımlarının verimlilik artışı yoluyla enflasyonu düşürebileceği, ancak aynı zamanda varlık fiyatlarında balon riski oluşturabileceği belirtildi. BOJ yetkilileri, YZ'nin finansal istikrar üzerindeki etkilerinin henüz tam olarak anlaşılamadığını vurguladı. Banka, özellikle yüksek volatilite dönemlerinde YZ temelli algoritmik işlemlerin piyasa dalgalanmalarını şiddetlendirebileceği konusunda uyardı.
BOJ Başkanı Kazuo Ueda, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, YZ'nin ekonomik etkilerini yakından izlediklerini ve gerekirse para politikasında ayarlama yapabileceklerini söyledi. Ueda, "Yapay zeka yatırımları, küresel tasarruf fazlasını emerek doğal faiz oranını düşürebilir. Bu, para politikasının etkinliğini azaltabilir" dedi. Ueda'nın bu sözleri, BOJ'un ultra gevşek para politikasından çıkış stratejisini de etkileyebilecek nitelikte.
Bölgesel ve Küresel Boyut
YZ yatırımlarındaki artış, sadece Japonya'yı değil, tüm küresel finans sistemini etkiliyor. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) da benzer endişeleri dile getirmeye başladı. Fed Başkanı Jerome Powell, YZ'nin verimlilik üzerindeki etkisinin belirsiz olduğunu, ancak finansal koşulları gevşetebileceğini kabul etti. ECB yetkilileri ise YZ kaynaklı varlık fiyat balonlarına karşı makro ihtiyati önlemler üzerinde çalışıyor.
Asya-Pasifik bölgesinde, Çin ve Güney Kore gibi ülkeler de YZ yatırımlarını artırıyor. Ancak BOJ'un uyarısı, bu yatırımların finansal istikrar üzerindeki olası olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Özellikle Japonya'da uzun süredir devam eden düşük enflasyon ve düşük faiz ortamı, YZ kaynaklı sermaye akımlarının etkilerini daha da karmaşık hale getiriyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) da son raporunda, YZ'nin finansal piyasalar üzerindeki etkilerinin izlenmesi gerektiğini belirtti. IMF, YZ yatırımlarının getiri beklentilerinin gerçekçi olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurguladı. Piyasa analistleri, YZ hisselerinde yaşanabilecek bir düzeltmenin küresel çapta yayılabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya Merkez Bankası'nın YZ kaynaklı finansal koşulların gevşediği yönündeki değerlendirmesi, Türkiye ekonomisi için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Küresel finansal koşulların gevşemesi, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını artırarak Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını hafifletebilir. Ancak YZ yatırımlarındaki olası bir balon patlaması, küresel risk iştahını bozarak Türkiye gibi kırılgan ekonomilerden sermaye çıkışına yol açabilir. Türkiye, YZ teknolojilerine yatırımı artırırken, finansal istikrarı korumak için makro ihtiyati tedbirleri güçlendirmeli. Ayrıca, BOJ'un para politikası normalleşme adımları, yen carry trade pozisyonlarını etkileyerek gelişmekte olan piyasaları sarsabilir. Bu nedenle Türkiye, küresel YZ kaynaklı finansal dalgalanmalara karşı hazırlıklı olmalı.