Reuters'ın ekonomistler arasında yaptığı ankete göre, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) Aralık ayında politika faizini 25 baz puan artırarak %1,50'ye çıkarması bekleniyor. Anket, BOJ'un bu yıl içinde üç ayda bir faiz artırma yönündeki kademeli normalleşme politikasını sürdüreceğini gösteriyor. Kararın, 18-19 Aralık tarihlerinde yapılacak para politikası toplantısında alınması öngörülüyor.
Faiz Artırım Döngüsünün Arka Planı
Japonya Merkez Bankası, uzun yıllar süren ultra gevşek para politikasının ardından 2024 yılında faiz artırım döngüsüne başladı. Banka, Mart 2024'te negatif faiz politikasını sona erdirerek politika faizini ilk kez pozitif bölgeye taşıdı. Ardından Temmuz ayında faizi %0,25'e, Ocak 2025'te ise %0,50'ye yükseltti. Reuters anketine katılan ekonomistler, BOJ'un enflasyonla mücadelede kararlı adımlar atmaya devam edeceğini ve Aralık ayında faizi %1,50'ye çıkaracağını öngörüyor. Bu artırım, bankanın 2025 yılı içindeki üçüncü faiz artırımı olacak ve politika faizini 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeye taşıyacak.
Ankete göre, ekonomistlerin büyük çoğunluğu BOJ'un faiz artırım hızını üç aylık periyotlarla sürdüreceğini düşünüyor. Bu durum, bankanın enflasyonun kalıcı olarak %2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve ücret artışlarının güçlenmesi karşısında harekete geçtiği şeklinde yorumlanıyor. Japonya'da çekirdek enflasyon (enerji hariç) son aylarda %2'nin üzerinde seyrediyor ve işgücü piyasasındaki sıkılık ücretleri yukarı çekiyor. BOJ Başkanı Kazuo Ueda, son açıklamalarında, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde hedefe yaklaşması durumunda faiz artırımlarına devam edeceklerini belirtmişti. Piyasalar, aralık toplantısında faiz artırımının neredeyse kesin olduğunu fiyatlıyor.
Reuters anketi, 15-20 Kasım tarihleri arasında 50'den fazla ekonomistin katılımıyla gerçekleştirildi. Ankete göre, ekonomistlerin medyan tahmini Aralık ayında faizin %1,50'ye çıkacağı yönünde. Ayrıca, 2026 yılı sonuna kadar faizin %2,00'ye ulaşması bekleniyor. Bu öngörü, BOJ'un normale dönüş politikasında kararlı olduğunu ve piyasalarla iletişimini net tutmaya çalıştığını gösteriyor.
Küresel Piyasalar ve Bölgesel Etkiler
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımı, küresel finans piyasaları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Uzun yıllar süren düşük faiz ortamında Japon yeni, carry trade işlemlerinde fonlama para birimi olarak kullanıldı. Faiz artırımı, yenin değer kazanmasına ve carry trade pozisyonlarının kapanmasına yol açarak küresel risk iştahını olumsuz etkileyebilir. Ancak, BOJ'un kademeli ve öngörülebilir bir yol izlemesi, piyasalarda ani şokları önleyebilir. Öte yandan, Japonya'nın faiz artırımı, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer merkez bankalarının politikalarını da etkileyebilir. Özellikle Çin ve Güney Kore gibi ülkeler, sermaye akımları ve döviz kurları üzerinden baskı hissedebilir. Bölgesel ticaret ve yatırım akımları, Japon yeni ve faiz oranlarındaki değişimden etkilenecektir.
Japonya ekonomisi, ihracata dayalı bir yapıya sahip ve küresel talepteki yavaşlama, ülkenin büyümesini sınırlıyor. Faiz artırımı, iç talebi ve yatırımları olumsuz etkileyebilir, ancak aynı zamanda enflasyonu kontrol altına alarak uzun vadeli istikrarı sağlayabilir. Hükümet, ekonomik canlanmayı desteklemek için mali teşvikleri sürdürüyor. BOJ'un faiz artırımı, hükümetin borçlanma maliyetlerini artırarak mali alanı daraltabilir. Ancak, Japonya'nın borç yükü halihazırda çok yüksek ve faiz artışı, borç servisini zorlaştırabilir. Bu nedenle, BOJ'un temkinli adımlar atması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımı, küresel finansal koşulları sıkılaştırarak gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye gibi yüksek dış finansman ihtiyacı olan ekonomiler için bu durum, dış borçlanma maliyetlerini artırabilir ve TL üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak, Japonya'nın kademeli normalleşmesi ve TCMB'nin kendi politikaları, etkiyi sınırlayabilir. Türkiye'nin ihracat pazarları arasında Japonya önemli bir yer tutmasa da, Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik yavaşlama dolaylı etkiler yaratabilir. Ayrıca, küresel risk iştahındaki değişim, portföy yatırımları kanalıyla Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarını etkileyebilir. TCMB, faiz politikasını belirlerken küresel merkez bankalarının adımlarını dikkate alacaktır.