ABD merkezli havacılık devi Boeing, elektrikli dikey kalkış ve iniş (eVTOL) aracı üreticisi Archer Aviation'a üç yan kuruluşunu satmayı kabul etti. Henüz düzenleyici onayı bekleyen anlaşma kapsamında, drone üreticisi Insitu, hava trafik yönetim firması SkyGrid ve elektrikli uçak üreticisi Wisk Aero'nun satışının yıl sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor. Archer, bu satın almalarla hem teknoloji portföyünü genişletmeyi hem de hava taksi hizmetlerini ticarileştirme yolunda önemli bir adım atmayı hedefliyor.
Anlaşmanın detayları ve stratejik hedefler
Boeing ve Archer arasındaki anlaşma, havacılık sektörünün kentsel hava mobilitesi alanına yönelik artan ilgisini gözler önüne seriyor. Archer, bu satın almalarla birlikte Insitu'nun otonom uçuş sistemleri ve drone teknolojilerindeki deneyimini, SkyGrid'in hava sahası yönetimi yazılımlarını ve Wisk Aero'nun elektrikli uçak geliştirme kabiliyetini kendi bünyesine katacak. Şirket, bu birleşmenin, eVTOL araçlarının güvenli ve verimli bir şekilde işletilmesi için kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Archer CEO'su Adam Goldstein, yaptığı açıklamada, bu satın almaların şirketin ticari hava taksi operasyonlarına geçiş sürecini hızlandıracağını belirtti. Goldstein, "Wisk, SkyGrid ve Insitu'nun yeteneklerini kendi teknolojilerimizle birleştirerek, kentsel hava mobilitesi ekosisteminin en kapsamlı çözümlerini sunabileceğiz" dedi. Boeing ise bu satışlarla birlikte ana iş kollarına odaklanmayı ve Archer'ın elektrikli havacılık vizyonuna ortak olmayı amaçlıyor.
Anlaşmanın finansal detayları kamuoyuyla paylaşılmazken, Boeing'in bu satışlardan elde edeceği gelirin, şirketin nakit akışını güçlendirmesi ve borç yükünü azaltması bekleniyor. Boeing, son yıllarda 737 MAX krizleri ve pandemi kaynaklı zorluklarla mücadele etmiş, bu süreçte bazı varlıklarını elden çıkarma stratejisi izlemişti.
Kentsel hava mobilitesi yarışı
Archer, bu hamleyle kentsel hava mobilitesi alanında öncü konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Şirket, 'Midnight' adlı eVTOL aracıyla 2025 yılına kadar ticari uçuşlara başlamayı planlıyor. Bu araç, dört yolcu ve bir pilot taşıyabilecek ve şehir içi ulaşımı devrim niteliğinde değiştirmesi bekleniyor. Archer'ın yanı sıra Joby Aviation, Lilium ve Volocopter gibi şirketler de bu alanda benzer projeler geliştiriyor.
Wisk Aero'nun satın alınması, Archer'ın otonom uçuş teknolojilerine erişimini sağlayacak. Wisk, tamamen otonom uçan hava taksi geliştiren öncü şirketlerden biri olarak biliniyor. Bu yetenek, Archer'ın gelecekteki operasyonlarında maliyetleri düşürme ve güvenliği artırma potansiyeli taşıyor. SkyGrid ise hava sahası yönetimi konusunda önemli bir yazılım altyapısı sağlayacak. Bu sistemler, düşük irtifada uçan eVTOL araçlarının birbirleriyle ve diğer hava araçlarıyla çakışmasını önlemek için hayati önem taşıyor.
Boeing'in Archer ile olan iş birliği, 2021 yılında Archer'a yapılan stratejik yatırımla başlamıştı. Boeing, bu yatırımla Archer'ın geliştirdiği eVTOL teknolojisinin potansiyelini görmüş ve şimdi de yan kuruluşlarını satarak bu alandaki taahhüdünü pekiştiriyor. Uzmanlar, bu satışların Boeing'in yenilikçi havacılık projelerine olan ilgisini azalttığı anlamına gelmediğini, aksine iş birliğini güçlendirebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu satın alma, küresel havacılık endüstrisindeki dengeleri değiştirebilecek nitelikte. Türkiye, kentsel hava mobilitesi alanında henüz doğrudan bir hamle yapmış değil; ancak savunma sanayii ve havacılık sektöründeki gelişmeleri yakından izliyor. Türk savunma sanayii, insansız hava araçları (İHA) alanında elde ettiği başarıları, sivil havacılık projelerine taşıma potansiyeline sahip. Bu gelişme, Türkiye'nin yerli ve milli projelerinde dışa bağımlılığı azaltma politikaları çerçevesinde, kendi eVTOL veya otonom uçuş teknolojilerini geliştirme konusunda bir fırsat penceresi sunabilir. Ayrıca, Türk şirketleri bu alanda uluslararası ortaklıklar kurarak bilgi transferi sağlayabilir ve pazar payı elde edebilir. Ancak bu süreçte düzenleyici altyapının da geliştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.