ABD’nin önde gelen yük demiryolu şirketlerinden BNSF’nin CEO’su Katie Farmer, rakipleri Union Pacific ile Norfolk Southern arasında planlanan 85 milyar dolarlık birleşmenin, sektördeki rekabeti ciddi şekilde azaltacağını ve bunun sonucunda tüketicilerin daha yüksek fiyatlarla karşılaşacağını belirtti. Farmer, birleşmenin onaylanması halinde demiryolu taşımacılığında tekelci bir yapının oluşacağını ve bunun özellikle tarım, enerji ve otomotiv gibi kritik sektörlerde maliyet artışlarına yol açacağını ifade etti. Uzmanlara göre, bu birleşme ABD’nin batısında faaliyet gösteren Union Pacific ile doğusunda hizmet veren Norfolk Southern’ı bir araya getirerek kıtalararası demiryolu ağında hakim bir oyuncu yaratacak.
Birleşmenin arka planı ve sektöre etkileri
Union Pacific ve Norfolk Southern arasındaki birleşme görüşmeleri, 2023 yılının ortalarında kamuoyuna sızmış ve kısa sürede ABD Ulaştırma Bakanlığı ile rekabet otoritelerinin dikkatini çekmişti. İki şirketin toplam piyasa değeri yaklaşık 85 milyar dolar olarak hesaplanırken, birleşme sonrası oluşacak yapının ABD demiryolu taşımacılığının yüzde 40’ından fazlasını kontrol edeceği tahmin ediliyor. BNSF CEO’su Farmer, bu durumun küçük taşımacılık firmalarını ve bağımsız demiryolu işletmecilerini pazardan sileceğini, ayrıca vagon kiralama ve bakım hizmetlerinde de fiyat artışlarına neden olacağını savunuyor.
Farmer, birleşmenin aynı zamanda düzenleyici kurumların denetimini zorlaştıracağını ve şeffaflığı azaltacağını öne sürüyor. BNSF, Union Pacific ve Norfolk Southern’ın aksine, daha çok ABD’nin kuzeyinde ve Kanada sınırında faaliyet gösteriyor. Farmer’a göre, eğer birleşme gerçekleşirse, BNSF de dahil olmak üzere diğer oyuncular ya birleşmek zorunda kalacak ya da pazar paylarını korumak için agresif fiyat politikaları izleyecek. Bu da sektörde domino etkisi yaratarak daha büyük bir konsolidasyona yol açabilir.
Küresel tedarik zincirine yansımaları
ABD demiryolu ağı, dünyanın en büyük ikinci ticaret hacmine sahip ülkesinin mal akışını sağladığı için bu birleşmenin küresel tedarik zincirleri üzerinde de önemli etkileri olabilir. Özellikle Çin ve Meksika ile yapılan ticarette kullanılan demiryolu hatlarının tek elde toplanması, Asya ve Latin Amerika’dan ABD’ye gelen ürünlerin fiyatlarını yukarı çekebilir. Ulaştırma maliyetlerindeki artış, enflasyonist baskıları körükleyerek ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarını da etkileyebilir. Öte yandan, birleşme karşıtı lobi grupları ve sendikalar, bu birleşmenin iş kayıplarına yol açacağını ve demiryolu işçilerinin çalışma koşullarını kötüleştireceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel tedarik zinciri üzerinden Türkiye’yi de etkileyebilir. ABD-Türkiye ticaretinde demiryolu taşımacılığı doğrudan kullanılmamakla birlikte, ABD’nin enflasyonist baskıları ve ithalat maliyetlerindeki artış, küresel fiyatları yükseltebilir. Türkiye’nin ihracatçıları, ABD pazarında rekabet avantajını kaybedebilir. Ayrıca, ABD’deki bu tür bir konsolidasyon, Türkiye’nin Orta Koridor ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı gibi alternatif güzergâhları daha cazip hale getirebilir. Ancak doğrudan bir tehdit veya fırsat oluşturmadığı için, gelişmenin Türkiye’ye etkisi sınırlı kalabilir.