Fransız bankası BNP Paribas'ın ABD faiz stratejisi başkanı Guneet Dhingra, Federal Rezerv'in (Fed) Aralık 2024 itibarıyla üç kez faiz artırımına gideceğini öngördü. Dhingra, piyasalardaki enflasyon risklerine dikkat çekerek, bu tahminin arkasındaki analizi Bloomberg’e anlattı. Banka, ABD ekonomisindeki ısrarcı enflasyon ve güçlü işgücü piyasası verileri nedeniyle Fed'in sıkılaştırma döngüsüne yeniden başlayacağını düşünüyor.
Gelişmenin Arka Planı
BNP Paribas’ın tahminine göre Fed, Aralık 2024, Ocak 2025 ve Mart 2025 toplantılarında 25’er baz puanlık artışlarla faizi yükseltecek. Bu, piyasanın genel beklentisinden daha şahin bir duruşu yansıtıyor. Dhingra, tüketici harcamalarının dirençli seyrettiğini ve hizmet enflasyonunun hedefin üzerinde kalmaya devam ettiğini vurguladı. Ayrıca, jeopolitik gerilimlerin ve tedarik zinciri sorunlarının yeniden enflasyonist baskı yaratabileceğini belirtti.
BNP Paribas’ın modeli, ABD ekonomisinin resesyona girmeden yavaşlayacağı bir 'yumuşak iniş' senaryosuna dayanıyor. Ancak Dhingra, bu senaryonun risk altında olduğunu, çünkü enflasyonun kalıcı olabileceğini ifade etti. Banka, Fed’in ilk yarıda indirim sinyali vermesini beklerken, verilerin bu beklentiyi boşa çıkardığını kabul ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fed’in faiz artırımları, gelişmekte olan piyasalardan gelişmiş ekonomilere kadar küresel finansal koşulları doğrudan etkiliyor. ABD faizlerinin yükselmesi, doları güçlendiriyor ve diğer merkez bankalarını da benzer adımlar atmaya zorlayabiliyor. Özellikle Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) için ABD’deki bu sıkılaşma, kendi para politikalarını belirlerken önemli bir referans noktası oluşturuyor. Gelişmekte olan ülkeler ise sermaye çıkışı ve kur baskısı ile karşılaşabilir.
Dhingra, ABD'deki faiz artışlarının küresel ticareti, borçlanma maliyetlerini ve yatırım akışlarını sekteye uğratabileceğini söyledi. Özellikle yüksek dış borcu olan ekonomiler için bu durum ciddi riskler barındırıyor. Bununla birlikte, emtia fiyatlarının görece istikrarlı seyretmesi ve Çin ekonomisindeki toparlanma işaretleri, küresel görünümü bir miktar destekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed’in faiz artırım döngüsüne yeniden başlaması, Türkiye ekonomisi açısından dolaylı ama önemli etkiler yaratabilir. Güçlü dolar, Türk lirası üzerinde baskıyı artırabilir ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) son dönemdeki sıkılaştırma adımları, dış şoklara karşı bir tampon oluşturmuş olsa da, küresel faizlerin yükselmesi sermaye girişlerini sınırlayabilir. Ayrıca, Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları da ABD’deki yavaşlamadan etkilenebilir. Bu nedenle, Ankara’nın para politikasında temkinli duruşunu sürdürmesi ve yapısal reformlarla dış kırılganlıkları azaltması kritik önem taşıyor.