BNP Paribas stratejistleri, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) en az iki kez daha faiz artıracağını öngörüyor. Fransız bankasının tahminine göre, ECB'nin mevcut sıkılaşma döngüsünün devam etmesi bekleniyor. Bu tahmin, enflasyonla mücadelede ECB'nin kararlılığını ve para politikasının daha da sıkılaşacağını işaret ediyor.
ECB'nin Sıkılaşma Döngüsü ve Beklentiler
BNP Paribas'ın faiz stratejisti Camille de Courcel, ECB'nin "en az" iki faiz artışı daha yapacağını belirtti. De Courcel'e göre, bu artışların büyüklüğü ve zamanlaması verilere bağlı olsa da, piyasa beklentilerinin üzerinde bir sıkılaşma olabilir. ECB, son toplantısında politika faizini %4,00'e yükseltmişti ve bu oranın daha da yukarı çekilmesi bekleniyor. Euro Bölgesi'nde enflasyon, hedefin oldukça üzerinde seyrediyor. Ağustos ayında yıllık enflasyon %5,3 olarak gerçekleşmişti. ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonu %2 hedefine düşürene kadar faiz artışlarına devam edeceklerini vurgulamıştı. BNP Paribas'ın tahmini, bu duruşun devam edeceğini gösteriyor.
Küresel Piyasalar ve Türkiye'ye Yansımaları
ECB faiz artışları, küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açabilir. Yüksek faiz oranları, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışına neden olabilir. Türkiye gibi ülkeler, döviz kurlarındaki baskı ve enflasyonla mücadele ederken, ECB faiz artışları bu ülkelerin para birimleri üzerinde ek risk oluşturabilir. Ayrıca, Euro Bölgesi'nde yavaşlayan ekonomi, Türkiye'nin ihracatını da olumsuz etkileyebilir. Diğer yandan, ECB faiz artışları, küresel enflasyonun kontrol altına alınmasına katkı sağlayarak uzun vadede Türkiye için de olumlu olabilir. Ancak kısa vadede, finansal piyasalardaki oynaklığın artması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ECB'nin faiz artırımları, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetlerini artırabilir ve sermaye girişlerini zorlaştırabilir. Türkiye, mevcut ekonomik koşullar altında yüksek cari açık ve kırılgan bir lira ile mücadele ederken, ECB sıkılaşması ek bir baskı unsuru olacaktır. Ancak Türkiye'nin kendi uyguladığı para politikası, geleneksel faiz artırımından ziyade farklı araçlar kullanmayı içerdiğinden, ECB faizlerindeki artış iki ülke arasındaki faiz farkını daha da açarak TL üzerinde değer kaybı baskısı yaratabilir. Bu durum, ithalat fiyatları kanalıyla enflasyonu tetikleme riski taşımaktadır. Küresel faiz oranlarındaki yükseliş, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını karşılamasını zorlaştırabilir; ancak Türkiye'nin son dönemde alternatif finansman kaynaklarına yönelmesi bu etkiyi sınırlayabilir.