Birleşmiş Milletler (BM), 23 Haziran'da Londra'da yaptığı açıklamayla, büyük yapay zeka şirketlerine veri merkezlerinin tam çevresel maliyetini kamuoyuyla paylaşma ve yenilenebilir enerji kullanma çağrısında bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, sektör için bir şeffaflık girişimi başlatarak, yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşmasının enerji tüketimi ve karbon ayak izi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Guterres, "Yapay zeka, iklim değişikliğiyle mücadelede güçlü bir araç olabilir, ancak aynı zamanda büyük bir enerji tüketicisidir. Şirketlerin bu maliyetleri gizlemesi kabul edilemez" dedi.
Gelişmenin Arka Planı
BM'nin bu çağrısı, yapay zeka modellerinin eğitimi ve işletilmesi için gereken devasa veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin önemli bir bölümünü oluşturmasıyla gündeme geldi. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, veri merkezleri 2022'de küresel elektriğin yaklaşık yüzde 1-2'sini tüketirken, bu oranın 2030'da yüzde 8'e çıkması bekleniyor. Özellikle ChatGPT gibi büyük dil modellerinin eğitimi, binlerce grafik işlemci biriminin (GPU) haftalarca çalışmasını gerektiriyor ve bu süreçte büyük miktarda karbon salımı gerçekleşiyor. BM, şirketlerin bu verileri şeffaf bir şekilde açıklamasının, hem kamuoyu bilincini artıracağını hem de daha sürdürülebilir uygulamaların önünü açacağını savunuyor. Guterres, "Her şirket, veri merkezlerinin enerji tüketimini ve karbon ayak izini raporlamalıdır. Bu, yatırımcılar ve tüketiciler için hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM'nin girişimi, yapay zeka sektörünün hızlı büyümesiyle birlikte enerji talebinin arttığı Asya-Pasifik bölgesinde özellikle önem taşıyor. Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkeleri, yapay zeka yatırımlarını artırırken, bu durum fosil yakıt kullanımını da tetikleyebilir. Özellikle kömürle çalışan santrallerin yoğun olduğu bu bölgelerde, veri merkezlerinin karbon ayak izi endişe yaratıyor. BM, şirketlerin yenilenebilir enerji kullanımını taahhüt etmesini ve bu taahhütleri bağımsız denetimlerle doğrulamasını istiyor. Avrupa Birliği ve ABD'de de benzer düzenlemeler tartışılırken, BM'nin küresel bir standart oluşturma çabası dikkat çekiyor. Guterres, "İklim kriziyle mücadelede hiçbir sektör ayrıcalıklı değildir. Yapay zeka şirketleri de sorumluluk almalı" dedi. Öte yandan, bazı teknoloji devleri halihazırda karbon nötr hedefleri açıklamış olsa da, BM bu taahhütlerin yetersiz olduğunu ve daha kapsamlı raporlama gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yapay zeka stratejileri ve enerji politikaları açısından önemli sinyaller veriyor. Türkiye, son yıllarda yapay zeka yatırımlarını artırırken, aynı zamanda yenilenebilir enerji kapasitesini de genişletiyor. BM'nin şeffaflık çağrısı, Türk teknoloji şirketlerinin uluslararası standartlara uyum sağlamasını teşvik edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı göz önüne alındığında, veri merkezlerinin enerji verimliliği ve yeşil enerji kullanımı ekonomik açıdan da avantaj sağlayabilir. Türk hükümetinin, Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde benzer düzenlemeleri hayata geçirmesi, küresel rekabet gücünü artırabilir. Ancak, şu an için doğrudan bir etki beklenmemekle birlikte, BM'nin bu girişimi Türkiye'nin uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle örtüşüyor.