Birleşmiş Milletler (BM), Venezuela'da yaşanan derinleşen insani kriz karşısında 10 bin ceset torbası temin ettiğini açıkladı. BM yetkilileri, ülkede ölü sayısının daha da artacağı uyarısında bulundu. Karakas yönetiminin resmi verileriyle örtüşmeyen bu gelişme, Venezuela'daki sağlık sisteminin çöküş noktasına geldiğini ve gıda ile ilaç kıtlığının had safhada olduğunu gözler önüne seriyor.
Venezuela’daki insani krizin arka planı
Başta başkent Karakas olmak üzere ülke genelinde hastaneler temel malzemelerden yoksun durumda. Elektrik kesintileri ve yakıt sıkıntısı nedeniyle soğutma zincirleri bozuluyor, tıbbi atıklar birikiyor. BM verilerine göre, Venezuela nüfusunun yüzde 90’ından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyor. 2014’ten bu yana 7 milyondan fazla Venezuelalı ülkeyi terk etti; bu modern tarihin en büyük zorunlu göç dalgalarından biri.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) raporlarına göre, Venezuela’da 2025 yılı itibarıyla 7 milyon kişi acil insani yardıma muhtaç. Kronik hastalıklar, sıtma ve dang humması gibi önlenebilir hastalıklar yeniden yaygınlaşırken, çocuk ölüm oranları iki katına çıkmış durumda. BM’nin ceset torbası siparişi, bu trajedinin boyutunu sembolik olarak da ortaya koyuyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Venezuela’daki kriz, Latin Amerika’nın istikrarını tehdit ediyor. Komşu Kolombiya, Brezilya ve Peru, milyonlarca Venezuelalı göçmene ev sahipliği yaparken, bu durum kendi sağlık ve eğitim sistemlerine de yük bindiriyor. ABD’nin uyguladığı ekonomik yaptırımların etkisi tartışılırken, Çin ve Rusya’nın Maduro yönetimine verdiği destek jeopolitik gerilimi körüklüyor.
BM, 2025 yılı için Venezuela için 1 milyar dolarlık insani yardım çağrısı yapmış, ancak bu miktarın ancak yarısı toplanabilmişti. Özellikle tıbbi malzeme ve ilaç eksikliği, sağlık krizini her geçen gün derinleştiriyor. Ceset torbalarının tedariki, BM’nin en kötü senaryoya hazırlandığını ve ölümlerin sistematik olarak artabileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela’daki insani kriz, Türkiye’nin Latin Amerika açılımı ve insani diplomasi politikaları açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, 2020’de Venezuela’ya tıbbi yardım göndermiş ve iki ülke arasında diplomatik ilişkiler güçlenmişti. Ancak mevcut durum, Türkiye’nin bölgedeki insani krizlere müdahale kapasitesini sorgulatıyor. Ayrıca, Venezuela’daki istikrarsızlığın küresel enerji piyasalarına etkisi, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için dolaylı riskler taşıyor. Türk Kızılay ve AFAD’ın benzer krizlerdeki tecrübesi, gelecekteki olası yardım operasyonları için yol gösterici olabilir.