Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları uzmanları, ABD hükümetine yazdıkları mektupta, göçmenleri kendi ülkeleri dışındaki ülkelere sınır dışı etme politikasının göçmenleri işkence ve zulüm gibi ağır insan hakları ihlallerine maruz bırakma riskini artırdığını belirterek, bu politikanın derhal durdurulmasını istedi. Cenevre'den yapılan açıklamaya göre, aralarında özel raportörlerin de bulunduğu ondan fazla BM insan hakları uzmanı, ABD yönetimine hitaben kaleme aldıkları mektupta, söz konusu uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Politikanın Arka Planı ve Uzmanların Endişeleri
BM uzmanları, ABD'nin göçmenleri sıklıkla kendi ülkeleri yerine üçüncü ülkelere gönderme yönündeki uygulamasının, göçmenleri korunmasız bıraktığını ve onları kötü muamele, işkence ve hatta ölümle sonuçlanabilecek tehlikelere maruz bıraktığını ifade etti. Uzmanlar, bu tür sınır dışı işlemlerin, göçmenlerin menşe ülkelerinde karşılaşacakları risklerin yanı sıra, gönderildikleri üçüncü ülkelerde de güvenli olmayan koşullarla karşı karşıya kalmalarına neden olduğunu belirtti.
Mektupta, uluslararası insan hakları hukuku ve mülteci hukuku çerçevesinde, devletlerin geri göndermeme (non-refoulement) ilkesine uymak zorunda olduğu hatırlatıldı. Bu ilke, bir kişinin işkence veya ciddi zarar görme riski taşıyan bir ülkeye gönderilmesini yasaklıyor. Uzmanlar, ABD'nin mevcut politikasının bu temel ilkeyi ihlal ettiğini savundu.
Açıklamada, söz konusu sınır dışı işlemlerinin şeffaf olmayan bir şekilde yürütüldüğü, göçmenlerin hukuki güvencelerden yoksun bırakıldığı ve sıklıkla geri dönüşlerin ani ve önceden bildirimsiz gerçekleştiği kaydedildi. Uzmanlar, bu durumun göçmenlerin savunma hakkını da ihlal ettiğini dile getirdi.
BM uzmanları, ABD hükümetine çağrıda bulunarak, üçüncü ülkelere sınır dışı uygulamalarını askıya almasını, her bir vaka için bireysel değerlendirme yapılmasını ve uluslararası hukuka uygun hareket edilmesini talep etti. Ayrıca, göçmenlerin geri gönderilmeden önce etkili bir şekilde korunması için bağımsız izleme mekanizmalarının kurulması gerektiğini vurguladılar.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin göçmen politikaları, özellikle son yıllarda Orta ve Güney Amerika'dan gelen göçmen akınıyla birlikte hem ulusal hem de uluslararası düzeyde tartışma konusu olmuş durumda. Trump yönetimi döneminde sıkılaştırılan göç politikaları, göçmenleri sınırda alıkoyma, aileleri ayırma ve üçüncü ülkelere gönderme gibi uygulamalarla gündeme gelmişti. Bu politikalar, uluslararası insan hakları örgütleri ve BM kuruluşları tarafından sık sık eleştirilmişti.
BM uzmanlarının bu son girişimi, ABD'nin göçmen politikalarına yönelik uluslararası baskının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde, Avrupa Birliği ve diğer bölgelerde de göçmenlerin üçüncü ülkelere gönderilmesi tartışmaları yaşanıyor. Örneğin, AB'nin Türkiye ile yaptığı geri kabul anlaşması ve İtalya'nın Arnavutluk ile vardığı anlaşma, göçmenlerin üçüncü ülkelere nakledilmesi konusundaki farklı yaklaşımları gözler önüne seriyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, devletlerin göçmenleri koruma yükümlülüğünün altını çizerken, üçüncü ülkelere sınır dışı uygulamalarının ancak o ülkelerde etkili koruma sağlanması ve insan hakları standartlarına uyulması halinde meşru olabileceğini belirtiyor. Ancak pratikte, birçok üçüncü ülkenin göçmenlere yeterli koruma sağlayamadığı ve onları geri gönderme riskiyle karşı karşıya bıraktığı ifade ediliyor.
BM uzmanlarının mektubu, ABD'nin yanı sıra diğer ülkelere de göçmen politikalarını uluslararası hukuka uygun hale getirme çağrısı niteliğinde. Zira göç, küresel bir olgu ve devletlerin tek taraflı politikaları yerine işbirliği içinde hareket etmeleri gerekiyor. BM'nin bu tür girişimleri, uluslararası toplumun göçmen hakları konusundaki hassasiyetini yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM uzmanlarının ABD'ye yönelik çağrısı, Türkiye'yi doğrudan bağlamasa da küresel göç yönetimi açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla düzensiz göçmenlerin transit güzergahında bulunuyor ve 2016'dan bu yana AB ile yürüttüğü geri kabul anlaşması çerçevesinde göçmenleri geri alıyor. Bu süreçte Türkiye, göçmenlerin haklarının korunması ve üçüncü ülkelere gönderilmemesi konusunda zaman zaman uluslararası eleştirilerle karşılaşıyor. ABD'nin üçüncü ülkelere sınır dışı politikasına yönelik BM tepkisi, Türkiye'nin kendi göç politikalarını uluslararası hukuk çerçevesinde gözden geçirmesi ve göçmen hakları konusundaki duyarlılığını artırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel göç krizi karşısında Türkiye'nin insani ve güvenlik dengelerini gözeterek hareket etmesi, bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor.