ABD yönetimi, pandemi hazırlığı ve önlenmesi konusunda uluslararası işbirliğini taahhüt eden bağlayıcı olmayan Birleşmiş Milletler bildirgesini reddetti. Cuma günü BM'nin pandemi hazırlığına ilişkin üst düzey toplantısında konuşan ABD temsilcisi, bildirinin ülkenin egemenliğini ve ulusal çıkarlarını zedeleyebilecek ifadeler içerdiğini belirtti. Avrupa Birliği de bildirinin belirli bölümlerine itiraz ederek, metnin kabul edilmesini engelleyen taraflar arasında yer aldı.
Bildirinin İçeriği ve İtirazların Arka Planı
Söz konusu BM bildirgesi, ülkelerin pandemi öncesi hazırlık kapasitelerini güçlendirmeyi, erken uyarı sistemlerini iyileştirmeyi ve salgın durumunda kaynakların adil paylaşımını teşvik etmeyi amaçlıyordu. Bildiri, bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası toplumun ortak iradesini yansıtması açısından sembolik önem taşıyordu. Ancak ABD, metinde yer alan 'aşı patentlerinin geçici olarak kaldırılması' ve 'Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) daha geniş yetkiler verilmesi' gibi maddeleri kendi ilaç endüstrisi ve ulusal güvenlik çıkarlarına aykırı buldu. Avrupa Birliği ise özellikle metnin göçmen ve mülteci sağlığına ilişkin bölümlerinde düzenlemeler talep etti; ancak ABD'nin reddi sonrası bildirinin uzlaşıyla kabul edilmesi imkânsız hale geldi. Toplantıda konuşan ABD yetkilisi, 'Ulusal egemenliğimizi ve yenilikçi kapasitemizi korumadan küresel sağlık güvenliğine katkı sunamayız' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Washington'un çok taraflı sağlık girişimlerine yönelik temkinli yaklaşımının bir yansıması olarak değerlendirildi.
Küresel Sağlık Diplomasisinde Yeni Gerilim Hattı
ABD'nin bu tutumu, pandemi sonrası dönemde küresel sağlık diplomasisinde yaşanan derin ayrılıkları gözler önüne seriyor. 2020'de COVID-19 salgınının ardından pek çok ülke, daha koordineli bir uluslararası müdahale mekanizması kurulması çağrısı yapmıştı. Ancak aşı dağıtımındaki adaletsizlikler, patent tartışmaları ve DSÖ'nün reforme edilmesi gerektiği yönündeki görüşler, bu hedefi zora soktu. ABD'nin bildiriyi reddetmesi, özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde hayal kırıklığı yarattı. Bu ülkeler, pandemi döneminde aşıya erişimde yaşadıkları zorlukları hatırlatarak, zengin ülkelerin ulusal çıkarlarını küresel sağlığın önüne koyduğunu savunuyor. Öte yandan ABD, bildiriye alternatif olarak ikili anlaşmalar ve özel sektör işbirlikleri yoluyla pandemi hazırlığını sürdüreceğini açıkladı. Uzmanlar, bu yaklaşımın kısa vadede etkili olabileceğini ancak küresel ölçekli bir salgında koordinasyonsuzluğa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin BM pandemi bildirgesini reddetmesi, Türkiye'nin çok taraflı sağlık diplomasisindeki konumunu doğrudan etkiliyor. Türkiye, son yıllarda DSÖ ve G20 platformlarında pandemi hazırlığı için daha adil ve kapsayıcı bir küresel sistem çağrısı yapıyor. ABD'nin tutumu, Türkiye'nin 'aşı milliyetçiliğine karşı küresel dayanışma' söylemini güçlendirebilir. Ayrıca Kafkasya, Orta Doğu ve Afrika'da sağlık diplomasisi yürüten Ankara, Batı'nın isteksizliğini fırsata çevirerek nüfuz alanını genişletebilir. Ancak NATO müttefiki ABD ile bu konuda yaşanacak görüş ayrılığı, ikili ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı olabilir. Türkiye'nin, hem Batı hem de küresel Güney ile dengeli bir sağlık diplomasisi yürütmesi kritik önem taşıyor.