ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran, Gazze ve Latin Amerika'ya yönelik stratejilerini kamuoyuna açıkladı. 'Yıllardır süren yarım kalmış işleri sonuçlandırıyoruz' diyen Trump, selefi Joe Biden döneminde ertelendiğini savunduğu hedeflere işaret etti. Konuşma, 2026 BM Genel Kurulu'nun en çok konuşulan oturumlarından biri oldu.
Trump'ın açıklamalarının arka planı
Trump, özellikle İran nükleer programı konusunda sert bir tutum sergiledi. Yönetiminin İran'a yönelik ekonomik yaptırımları sıkılaştırdığını ve Tahran'ın bölgesel faaliyetlerini sınırlamayı hedeflediğini belirtti. Trump, 2018'de ABD'nin çekildiği nükleer anlaşmanın (JCPOA) yerine daha kapsamlı bir düzenleme arayışında olduklarını yineledi. İran'ın insansız hava araçları ve balistik füze programını 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi.
Gazze konusunda ise Trump, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırıları sonrası İsrail'e verdiği desteğin süreceğini vurguladı. İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes ve esir takası anlaşmalarının kırılgan olduğunu kabul ederken, Gazze'nin yeniden inşası için bölgesel ortaklarla çalıştıklarını söyledi. Trump, 'Gazze'de şiddetin kalıcı olarak sona ermesi için Filistin yönetiminin reforme edilmesi gerektiğini' belirtti. Ayrıca, İsrail'in kuzeyde Hizbullah ile artan gerilimine değinerek, Lübnan'da istikrarın sağlanması çağrısı yaptı.
Latin Amerika'ya ayrı bir bölüm ayıran Trump, Venezuela, Küba ve Nikaragua'ya yönelik yaptırımların devam edeceğini, 'sosyalist rejimlerin' bölgede geriletilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle Venezuela'da muhalefetin desteklenmesi ve göç dalgasının durdurulması için Meksika ve Kolombiya ile işbirliği yapılacağını açıkladı. Konuşmada, Çin'in Latin Amerika'daki artan etkisine karşı uyarıda bulundu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Trump'ın konuşması, ABD'nin dış politikada tek taraflı ve sert güç kullanımına dönüş sinyali olarak yorumlandı. İran, konuşmaya tepki göstererek ABD'yi 'gerilimi tırmandırmakla' suçladı. Rusya ve Çin, BM Genel Kurulu'nda çok taraflılık vurgusu yaparken, Trump'ın mesajları Batı ittifakı içinde de farklı yankılar uyandırdı. Avrupalı müttefikler, İran nükleer dosyasında diplomasiye alan bırakılması gerektiğini savunuyor. Gazze'de ateşkesin korunması ve insani yardımların artırılması konusunda uluslararası baskı sürüyor. Latin Amerika'da ise Venezuela ve Küba, ABD'nin müdahaleci politikalarını 'emperyalist' olarak nitelendirdi. Trump'ın konuşması, 2026 ara seçimleri öncesi iç kamuoyuna güçlü lider imajı verme amacı taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın İran, Gazze ve Latin Amerika odaklı mesajları Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. İran'a yönelik sıkı yaptırımlar, Türkiye'nin enerji ithalatı ve ticaretini olumsuz etkileyebilir; Ankara'nın diplomatik denge politikasını zorlaştırır. Gazze'de ateşkesin korunması ve insani yardım koridorları, Türkiye'nin bölgesel istikrar önceliğiyle örtüşüyor. Latin Amerika'ya yönelik yaptırımlar ise Türkiye'nin bu bölgeyle artan ticari ilişkilerini dolaylı etkileyebilir. ABD'nin tek taraflı tutumu, Türkiye'nin çok kutuplu dış politika arayışını daha da önemli kılıyor.