Birleşmiş Milletler (BM), Taliban'ın Afganistan'da yönetimi devralmasının beşinci yılında, ülkede faaliyet gösteren kadın kuruluşlarının yarısından fazlasının önümüzdeki yıl içinde kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. BM Kadın Birimi (UN Women) tarafından yapılan son değerlendirmeye göre, ülkedeki kadın örgütlerinin yüzde 55'i fon yetersizliği ve artan kısıtlamalar nedeniyle faaliyetlerini sürdüremeyecek durumda. Bu durum, Taliban'ın kadın haklarına yönelik en sert uygulamalarından biri olan kızların ve kadınların eğitim ve çalışma hakkından mahrum bırakılmasının yarattığı derin insani krizi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Taliban'ın Ağustos 2021'de yeniden iktidara gelmesinin ardından, Afganistan'da kadınların kamusal alandaki varlığı neredeyse tamamen silindi. Kız çocuklarının ortaokul ve lise eğitimine devam etmesi yasaklanırken, kadınların çoğu iş yerinden uzaklaştırıldı ve sadece sağlık ve öğretmenlik gibi sınırlı alanlarda çalışmasına izin verildi. Bu kısıtlamalar, uluslararası toplumun Taliban'ı tanımama kararı almasına ve ülkeye yönelik insani yardımın büyük ölçüde kesilmesine yol açtı. UN Women'ın raporunda, kadın kuruluşlarının sadece maddi destek kaybıyla değil, aynı zamanda Taliban yetkililerinin artan baskısı ve keyfi gözaltılarıyla da karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Örgütlerin çoğu, kadınlara yönelik şiddetle mücadele, yasal danışmanlık ve psikososyal destek gibi hayati hizmetleri sunarken, bu hizmetlerin durması halinde binlerce kadının korumasız kalacağı vurgulanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afganistan'daki kadın hakları krizi, yalnızca ülke içinde değil, bölgesel ve küresel düzeyde de yankı buluyor. BM, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası kuruluşlar, Taliban'a kadın hakları konusunda baskı yapmaya devam ederken, insani yardım kuruluşları da fon eksikliği nedeniyle programlarını azaltmak zorunda kalıyor. Özellikle komşu ülkeler Pakistan ve İran, Afganistan'daki istikrarsızlığın mülteci akınlarını artırabileceği endişesini taşıyor. Uzmanlar, kadınların toplumdan dışlanmasının uzun vadede ülkenin kalkınmasını ve güvenliğini tehdit edebileceğine dikkat çekerek, uluslararası toplumun yardımları sürdürmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da istikrarın sağlanması ve insani krizin hafifletilmesi için uluslararası çabalara katkıda bulunmaya devam ediyor. Ankara, Taliban yönetimiyle diplomatik ilişkilerini sürdürürken, kadın hakları konusunda uluslararası toplumun taleplerini de dile getiriyor. Bu kriz, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak Afganistan'daki gelişmeleri yakından izlemesini gerektiriyor. Özellikle mülteci akınları ve güvenlik riskleri açısından Türkiye'nin çıkarı bulunuyor. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla Afgan kadınlarına destek olması, ülkenin yumuşak güç politikaları açısından önemli bir fırsat sunabilir.