Birleşmiş Milletler, şiddetlenen El Niño iklim olgusunun dünyayı "aşırı hava olaylarından oluşan bir tehlike bölgesine" sürüklediğini ve etkilerinin 2027 yılına kadar hissedileceğini bildirdi. BM tahmincileri, bu "süper boyutlu" El Niño'nun küresel sıcaklık rekorlarını alt üst ederek tarımdan su kaynaklarına, enerjiden halk sağlığına kadar geniş bir yelpazede yıkıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
El Niño'nun Tanımı ve Bu Yılki Olağanüstü Boyutu
El Niño, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden belirgin şekilde yüksek olmasıyla ortaya çıkan bir iklim düzeni. Normal koşullarda doğuya esen ticaret rüzgarları, sıcak suyu batı Pasifik'e taşır; ancak El Niño yıllarında bu rüzgarlar zayıflar veya tersine döner, sıcak su kütlesi Güney Amerika kıyılarına doğru yayılır. Bu değişim, dünya çapında yağış rejimlerini, fırtına yollarını ve sıcaklık dağılımını etkiler.
BM Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), bu yılki El Niño'nun "süper boyutlu" olarak nitelendirildiğini, çünkü Pasifik'teki sıcaklık anomalisinin 1997-98 ve 2015-16'daki güçlü El Niño olaylarını geride bıraktığını belirtti. WMO verilerine göre, Kasım 2023'te başlayan ve 2024 boyunca devam eden bu olay, okyanus yüzey sıcaklıklarını bazı bölgelerde mevsim normallerinin 3°C üzerine çıkardı. Kurum, bu tür bir ısınmanın dünya genelinde ortalama sıcaklığı 0,2°C ile 0,3°C arasında artırabileceğini öngörüyor.
WMO Genel Sekreteri Petteri Taalas, yaptığı açıklamada, "El Niño'nun bu denli güçlü olması, zaten iklim değişikliğiyle ısınan gezegenimizde aşırı olayların sıklığını ve şiddetini artırıyor. 2024'ün insanlık tarihinin en sıcak yılı olma yolunda ilerlediğini görüyoruz" dedi. Taalas, etkilerin 2027'ye kadar dalgalar halinde devam edeceğini, çünkü okyanusun depoladığı ısının atmosfere yavaşça salındığını vurguladı.
Küresel ve Bölgesel Etkiler: Kuraklık, Sel ve Fırtınalar
El Niño'nun etkileri bölgeden bölgeye farklılık gösteriyor. Güney Amerika'nın batı kıyılarında (Peru, Ekvador) aşırı yağışlar ve sel riski artarken, Amazon havzasında kuraklık ve orman yangınları şiddetleniyor. Avustralya ve Güneydoğu Asya'da kuraklık, tarımsal üretimi tehdit ediyor; Endonezya'da palm yağı ve pirinç üretiminde düşüş bekleniyor. Afrika'nın güneyinde mısır ve buğday verimi azalırken, Doğu Afrika'da sel ve kolera salgınları görülebiliyor. Kuzey Amerika'da ise Kaliforniya'ya bol yağış getirirken, Atlantik kasırga sezonunu baskılayabiliyor.
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), El Niño'nun tetiklediği aşırı hava olaylarının 2024-2025 döneminde 100 milyondan fazla insanı gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bırakabilecei uyarısında bulundu. Özellikle Sahra altı Afrika, Güney Asya ve Orta Amerika'da küçük ölçekli çiftçilerin mahsul kaybı yaşayacağı, gıda fiyatlarının yükseleceği belirtiliyor. Dünya Bankası, El Niño'ya bağlı ekonomik kayıpların 2027'ye kadar 3 trilyon doları aşabileceğini tahmin ediyor.
Deniz ekosistemleri de olumsuz etkileniyor. Isınan okyanus suları mercan resiflerinde kitlesel ağartmaya yol açıyor; Büyük Set Resifi'nde 2024'te şimdiye kadarki en yaygın ağartma olayı kaydedildi. Balık stokları azalıyor, Peru açıklarında ançüez avcılığı durma noktasına geldi. Bu durum, balıkçılıkla geçinen milyonlarca insanın geçim kaynağını tehdit ediyor.
Sağlık alanında da riskler büyüyor. Sıcak hava dalgaları, vektör kaynaklı hastalıkların (sıtma, dang humması) yayılma alanını genişletiyor. Dünya Sağlık Örgütü, El Niño yıllarında kolera salgınlarının arttığını, su ve sanitasyon altyapısının zayıf olduğu bölgelerde riskin daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Uluslararası Kuruluşların Uyarıları ve Önerileri
BM, hükümetlere erken uyarı sistemlerini güçlendirme, iklime dayanıklı tarım tekniklerini yaygınlaştırma, su kaynaklarını verimli kullanma ve sosyal koruma ağlarını genişletme çağrısı yaptı. WMO, ülkelerin meteoroloji altyapılarına yatırım yapması gerektiğini, aksi halde afetlerin can ve mal kaybını artıracağını vurguladı.
2024 yılında düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP29) gelişmekte olan ülkelere yönelik iklim finansmanı taahhütleri artırıldı; ancak El Niño'nun yol açtığı acil ihtiyaçlar için ek kaynak gerekiyor. Kızıl Haç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, El Niño'ya hazırlık için 2023'te başlattığı 1 milyar dolarlık küresel çağrının henüz yarısının karşılandığını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
El Niño'nun etkileri Türkiye'yi doğrudan tropikal kuşakta olduğu kadar vurmasa da dolaylı yollardan önemli sonuçlar doğurabilir. Akdeniz havzası, El Niño yıllarında genellikle daha sıcak ve kurak yazlar yaşar; bu da tarımsal üretimi, su kaynaklarını ve enerji talebini olumsuz etkiler. 2021'de yaşanan müsilaj ve kuraklık, benzer bir riskin habercisiydi. Ayrıca küresel gıda fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin ithalata bağımlı olduğu buğday ve yem hammaddelerinde maliyetleri yükseltebilir. Dış politika açısından ise El Niño'nun tetiklediği göç dalgaları ve bölgesel istikrarsızlıklar, Türkiye'nin insani yardım ve diplomatik angajmanını artırabilir. İklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliği, Türkiye için stratejik bir öncelik olmalı.