Birleşmiş Milletler (BM), Gazze Şeridi'nden tıbbi tahliyeleri Refah Sınır Kapısı üzerinden yeniden başlattı. BM Sözcüsü Stéphane Dujarric, sınır kapısının sınırlı sayıda kişinin her iki yönde hareketine izin verecek şekilde yeniden açıldığını duyurdu. Bu gelişme, haftalardır süren kapatmanın ardından insani yardım koridorunda bir iyileşme sinyali olarak değerlendiriliyor. Gazze'de sağlık sistemi çökmüş durumda ve binlerce hasta acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyuyor. BM, kapının açılmasıyla birlikte özellikle kanser hastaları, diyaliz hastaları ve ağır yaralıların tahliyesine öncelik verecek. Ancak sayıların sınırlı olması ve kapının sürekli açık kalıp kalmayacağı belirsizliğini koruyor.
Gelişmenin Arka Planı: Refah Sınır Kapısı'nın Kapanması ve Yeniden Açılması
Refah Sınır Kapısı, Gazze Şeridi'nin Mısır'a açılan tek sınır kapısı olup, sivil ve insani geçişler için hayati öneme sahiptir. İsrail-Hamas çatışmasının başlamasından bu yana kapı çoğu zaman kapalıydı ve yalnızca sınırlı sayıda yaralı ve hasta için belirli aralıklarla açılıyordu. Mısır, güvenlik endişeleri ve İsrail ile koordinasyon sorunları nedeniyle kapının kontrolünü sıkı bir şekilde elinde tutuyor. BM ve diğer uluslararası kuruluşlar, kapının kalıcı olarak açılması ve insani yardım akışının artırılması için defalarca çağrıda bulunmuştu. Son olarak, ABD ve Mısır'ın arabuluculuğunda varılan bir anlaşma çerçevesinde kapı, sınırlı da olsa yeniden trafiğe açıldı. BM Sözcüsü Dujarric, 'Bugün itibarıyla tıbbi tahliyeler için koordinasyon sağlandı ve ilk hasta grubu Gazze'den çıkarıldı' dedi. Ancak kapıdan geçişlerin düzenli olup olmayacağı henüz netlik kazanmış değil.
Gazze'deki sağlık durumu kritik. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, çatışmaların başladığı Ekim 2023'ten bu yana 35 binin üzerinde Filistinli hayatını kaybetti, 78 binden fazlası yaralandı. Hastanelerin büyük kısmı hasar gördüğü veya personel ve malzeme eksikliği nedeniyle hizmet veremediği için, hastaların büyük bölümü tedavi için yurt dışına sevk edilmeyi bekliyor. BM, şu ana kadar yaklaşık 5 bin hastanın acil tıbbi tahliye için sırada olduğunu belirtiyor. Refah'tan geçiş imkanı, bu hastalar için bir umut ışığı olsa da, kapasite kısıtlı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gazze'deki Krizin Hafiflemesi mi, Yoksa Sadece Bir Nefes mi?
Refah Sınır Kapısı'nın yeniden açılması, bölgesel düzeyde Mısır-İsrail-Filistin yönetimi arasındaki diplomatik temasları canlandırabilir. Mısır, Gazze sınırındaki güvenlik endişelerini gerekçe göstererek kapıyı sık sık kapatıyor, ancak uluslararası kamuoyunun baskısı altında kalıyor. Bu açılış, Mısır'ın arabuluculuk rolünü pekiştirebilir ve ABD'nin bölgede insani krize müdahale çabalarına destek veriyor görüntüsü çizmesine yardımcı olabilir. Küresel düzeyde ise, BM'nin insani erişim konusundaki sınırlı başarısı, uluslararası toplumun Gazze'deki duruma ilişkin aciziyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Batılı ülkeler, İsrail'e verdiği diplomatik desteği sürdürürken, insani krize çözüm bulmakta yetersiz kalıyor.
Uzmanlar, sınırlı geçişlerin krizi çözmeye yetmeyeceğini, kalıcı bir ateşkes ve Gazze'ye tam insani erişim gerektiğini vurguluyor. Özellikle Refah'tan geçişin tekrar kapatılması durumunda, hastalar için alternatif yollar (denizden veya diğer sınır kapıları) şu an için mevcut değil. Bu nedenle, BM'nin çabaları kısa vadeli bir çözüm olsa da, bölgesel istikrar için daha kapsamlı adımlar atılması şart.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani kriz konusunda en proaktif ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Gazze operasyonlarını sert dille eleştirirken, Türkiye hasta tahliyeleri ve insani yardım gönderme konusunda girişimlerde bulunuyor. Refah Sınır Kapısı'nın yeniden açılması, Türkiye'nin bölgeye yönelik yardımlarını ulaştırması için önemli bir fırsat. Ancak kapının sınırlı açık olması, Türkiye'nin sağlık malzemesi ve ekiplerini Gazze'ye sevk etme planlarını da etkileyebilir. Türkiye, Mısır ile koordinasyon halinde, özellikle ağır hasta ve yaralıların tahliyesi için bir köprü görevi üstlenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani diplomasi alanında aktif rol oynaması, bölgedeki etkisini artırabilir. Önümüzdeki süreçte, Türkiye'nin BM ve diğer kuruluşlarla işbirliği yaparak, Refah'tan kalıcı ve kesintisiz bir insani koridor talep etmesi beklenebilir.