Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle ülkedeki insani krizin derinleşmesi üzerine yardım çağrısını neredeyse ikiye katlayarak yaklaşık 822 milyon dolara çıkardı. BM'nin güncellenen acil durum çağrısı, Lübnan'da insani yardıma ihtiyaç duyan 1,4 milyon kişiye ulaşmayı hedefliyor. Daha önce 426 milyon dolar olarak belirlenen çağrı, savaşın etkilerinin artmasıyla birlikte yeniden revize edildi. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, İsrail-Lübnan çatışmasının sivil halk üzerinde yıkıcı etkiler yarattığı ve temel ihtiyaçların karşılanması için acil fon sağlanması gerektiği vurgulandı.
Lübnan'daki İnsani Kriz Derinleşiyor
İsrail ile Hizbullah arasında Eylül 2024'te tırmanan çatışmalar, Lübnan genelinde geniş çaplı yıkıma yol açtı. BM verilerine göre, çatışmalar nedeniyle 1,2 milyondan fazla kişi yerinden edildi ve yüz binlerce kişi sığınaklarda ya da açık alanlarda barınmaya çalışıyor. Sağlık altyapısı büyük ölçüde tahrip olurken, hastaneler ve klinikler kapasite sınırına ulaştı. Gıda ve temiz su kaynaklarına erişim de giderek zorlaşıyor; BM Dünya Gıda Programı (WFP), Lübnan'da 1,5 milyon kişinin gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğunu açıkladı. Eğitim de kesintiye uğradı; ülkedeki okulların önemli bir kısmı sığınak olarak kullanılıyor veya hasar görmüş durumda. BM, özellikle kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere kırılgan grupların korunması için ek önlemler alınması gerektiğini belirtti.
Uluslararası Toplumun Yanıtı
BM'nin güncellenen yardım çağrısına rağmen, şu ana kadar sadece yüzde 25'inin finanse edildiği bildiriliyor. ABD, Almanya ve Fransa gibi ülkeler başta olmak üzere bazı BM üyeleri ek katkılarda bulunacağını duyurdu, ancak mevcut fonlama ihtiyacın oldukça gerisinde kaldı. Avrupa Birliği, sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Lübnan'a 100 milyon euro ek yardım sözü verirken, Körfez ülkeleri de insani yardım fonlarına aktarım yapacaklarını açıkladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, tüm üye devletleri ve bağışçıları Lübnan halkını yalnız bırakmamaya çağırdı. Guterres, 'Bu kriz, daha fazla can kaybını ve acıyı önlemek için küresel bir dayanışma gerektiriyor' ifadelerini kullandı. Çatışmaların diplomatik çözümüne yönelik çabalar da sürerken, BM ve uluslararası arabulucular ateşkes için taraflarla temaslarını yoğunlaştırmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki kriz, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki istikrar hedefleri açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye, İsrail-Hizbullah çatışmasının yayılmasının bölgesel güvenlik dengelerini bozabileceği endişesiyle, diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Ayrıca, Türkiye'de yaklaşık 300 bin Lübnanlı yaşamakta; olası bir büyük göç dalgası, demografik ve ekonomik yük oluşturabilir. İnsani yardım alanında Türkiye, başta AFAD ve Kızılay olmak üzere, Lübnan'a tıbbi malzeme ve gıda yardımı sevkiyatına başlamıştır. Ancak, Türkiye'nin aynı anda Suriye ve Gazze'deki krizlerle ilgilenmesi, kaynaklarının daha da zorlanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, uluslararası toplumun etkin bir şekilde harekete geçmesi ve Türkiye'nin arabuluculuk rolünün daha fazla desteklenmesi, bölgesel istikrar için hayati önem taşımaktadır.