Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in İran destekli Hizbullah'a karşı yürüttüğü savaşın etkisiyle sarsılan Lübnan için insani yardım çağrısını iki kattan fazla artırarak yaklaşık 640 milyon dolara yükseltti. BM yetkilileri, bu miktarın önümüzdeki altı ay boyunca ülkedeki acil ihtiyaçları karşılamak için gerektiğini belirtti. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, "Lübnan'daki insani kriz ciddi boyutlara ulaştı ve her geçen gün daha da kötüleşiyor" denildi. Çağrı, daha önce 274 milyon dolar olarak belirlenmişti, ancak artan çatışmalar ve yerinden edilme dalgası nedeniyle bu rakamın yetersiz kaldığı ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırılarının ardından tırmanmıştı. İsrail, Lübnan sınırındaki Hizbullah mevzilerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı ve kara operasyonları düzenledi. Bu durum, Lübnan'da binlerce kişinin evlerini terk etmesine yol açtı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) göre, çatışmalar nedeniyle 200 binden fazla kişi Lübnan içinde yerinden edilirken, on binlerce kişi de Suriye ve diğer komşu ülkelere sığındı. Lübnan, zaten derin bir ekonomik kriz ve 2020'deki Beyrut liman patlamasının yaralarını sarmaya çalışırken, bu yeni savaş insani durumu daha da vahim hale getirdi. Ülkede gıda, su, sağlık hizmetleri ve barınma gibi temel ihtiyaçlarda büyük sıkıntılar yaşanıyor. BM Dünya Gıda Programı (WFP), Lübnan'da 1.5 milyondan fazla kişinin gıda güvencesine sahip olmadığını ve acil yardıma ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Bölgesel boyut
Lübnan'daki çatışmalar, sadece bu ülkeyi değil, tüm Ortadoğu bölgesini etkiliyor. İsrail ile Hizbullah arasındaki savaş, İran'ın bölgedeki nüfuzu ve Batılı ülkelerin pozisyonları açısından kritik bir öneme sahip. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'in kendini savunma hakkını tanırken, sivillerin korunması ve insani yardıma erişim konularında çağrılarda bulunuyor. Öte yandan, Suudi Arabistan gibi bazı Arap ülkeleri, çatışmaların genişlemesi ve bölgesel istikrarsızlıktan endişe duyuyor. BM yardım çağrısına yanıt veren ülkeler arasında ABD, Almanya, Katar ve Türkiye öne çıkıyor. Ancak yardım miktarı, ihtiyacın çok altında kalıyor. Uzmanlar, bu savaşın Suriye'deki iç savaşın yeniden alevlenmesine ve Ürdün gibi diğer komşu ülkelerde mülteci krizine yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki gelişmeler, Türkiye'nin Ortadoğu politikası ve güvenliği açısından doğrudan önem taşıyor. Türkiye, Lübnan ile tarihsel ve kültürel bağlara sahip olup, bölgede istikrarın korunmasına büyük önem veriyor. Çatışmaların yayılması halinde, Türkiye'ye yönelik mülteci akışı artabilir ve sınır güvenliği riskleri oluşabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji koridorları ve ticaret yolları üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecek bir bölgesel savaş, Türk ekonomisi için tehdit oluşturabilir. Ankara, diplomatik girişimlerini sürdürürken, BM yardım çağrısına katkıda bulunarak insani yönünü vurguluyor. Türkiye'nin bu krizdeki rolü, hem insani yardım hem de arabuluculuk potansiyeli açısından bölgesel güç konumunu pekiştirebilir.