Birleşmiş Milletler Kadın (UN Women) yetkilisi Belen Sanz Luque, Gazze'de barış inşası sürecine kadınların dahil edilmesi çağrısında bulundu. Kolombiya'nın FARC ile yürüttüğü barış sürecinden edinilen deneyimlere atıfta bulunan Sanz Luque, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, kadınların barış müzakerelerinin şekillendirilmesinde ve uygulanmasında kritik bir rol oynaması gerektiğini belirtti. Aynı çağrı Sudan için de geçerli. Sanz Luque, kadınların barış süreçlerine anlamlı katılımının sürdürülebilir barış için hayati olduğunu vurguladı.
Kolombiya deneyimi ışığında Gazze ve Sudan
Belen Sanz Luque, Kolombiya hükümeti ile FARC arasındaki barış anlaşmasının kadınların katılımı açısından önemli bir model oluşturduğunu hatırlattı. 2016'da imzalanan anlaşma, toplumsal cinsiyet perspektifini barış sürecine entegre etmesiyle uluslararası alanda takdir toplamıştı. Sanz Luque, bu deneyimin Gazze ve Sudan gibi çatışma bölgelerine uyarlanabileceğini ifade etti. Ancak her iki bölgede de kadınların karar alma mekanizmalarından dışlandığına dikkat çekti. Gazze'de uzun süredir devam eden abluka ve son dönemdeki çatışmalar, kadınları orantısız biçimde etkiliyor. Sudan'da ise Nisan 2023'ten bu yana süren iç savaş, kadınlara yönelik şiddeti artırmış durumda. Sanz Luque, barış masasında kadın temsilinin eksikliğinin, varılan anlaşmaların kalıcılığını da tehlikeye attığını söyledi.
UN Women yetkilisi, kadınların yalnızca mağdur olarak değil, aynı zamanda çözümün aktörleri olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Barış süreçlerine kadınların dahil edilmesinin, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi ve insani yardımların etkin dağıtılması açısından da faydalı olduğunu belirtti. Sanz Luque, uluslararası topluma, kadın örgütlerine fon sağlama ve karar alma süreçlerinde yer verme çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Gazze'deki insani kriz, son aylarda uluslararası kamuoyunun gündeminde. BM raporlarına göre, bölgede yaşayan kadın ve çocuklar, çatışmalardan en çok etkilenen gruplar arasında. Sanz Luque'nin çağrısı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararına da dayanıyor. Bu karar, çatışma çözümü ve barış inşasında kadınların katılımını ve korunmasını öngörüyor. Ancak uygulamada kadınlar hâlâ barış müzakerelerinin çoğunda ya yok ya da sınırlı temsil ediliyor. Uzmanlar, kadın katılımının olduğu barış anlaşmalarının daha uzun ömürlü olduğunu gösteren araştırmalara işaret ediyor. Kolombiya örneği, kadınların müzakere masasında ve uygulamada yer almasının, anlaşmanın toplum tarafından sahiplenilmesini artırdığını ortaya koyuyor. Gazze'de ise kalıcı bir barış için kadınların yanı sıra gençlerin ve sivil toplumun sesinin duyulması gerekiyor. Sudan'da da benzer şekilde, barış sürecinin kapsayıcı olması, ülkenin geleceği açısından belirleyici.
Sanz Luque'nin açıklamaları, uluslararası kuruluşların Gazze'ye yönelik yaklaşımında kadın odaklı bir perspektifin önemini bir kez daha gündeme taşıyor. BM Kadın, bölgede kadın örgütleriyle işbirliği içinde çalışmalar yürütüyor. Ancak insani erişim kısıtlamaları ve güvenlik sorunları, bu çabaları zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize yönelik diplomatik girişimlerde ve yardım faaliyetlerinde aktif rol alıyor. BM Kadın yetkilisinin barış sürecine kadınların dahil edilmesi çağrısı, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrar arayışıyla örtüşüyor. Türk dış politikası, Filistin meselesinde iki devletli çözümü ve kapsayıcı barış görüşmelerini destekliyor. Kadınların barış inşasına katılımı, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından da Türkiye'nin uluslararası platformlarda savunduğu bir ilke. Ayrıca Sudan'daki çatışma, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki istikrarı ve insani durumu yakından takip ettiği bir alan. Bu tür çağrılar, Türkiye'nin bölgesel barış çabalarına katkı sunabileceği alanların altını çiziyor.