Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail güçlerinin Filistinli mültecilere yardım ulaştıran Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) ofislerine düzenlediği baskın nedeniyle 'büyük alarma' geçtiğini ifade etti. BM Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından yapılan açıklamada, Guterres'in bu baskının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu ve BM tesislerinin dokunulmazlığının korunması gerektiğini vurguladığı belirtildi.
Baskının Arka Planı
İsrail ordusunun, Doğu Kudüs'teki UNRWA genel merkezine ve Batı Şeria'nın bazı bölgelerindeki ofislerine düzenlediği baskınlar, İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim'de başlayan çatışmaların ardından tırmanan gerilimin bir parçası olarak görülüyor. İsrail, UNRWA'yı Hamas'a lojistik destek sağlamakla suçlarken, ajans bu iddiaları reddediyor ve insani yardım çalışmalarını sürdürdüğünü açıklıyor. BM yetkililerine göre, baskınlar sırasında ajansın bilgisayar sistemleri ve iletişim ekipmanlarına el konuldu, bazı çalışanlar kısa süreli gözaltına alındı.
Guterres, yaptığı yazılı açıklamada, 'Birleşmiş Milletler tesislerine yönelik her türlü saldırı, uluslararası hukukun ağır ihlalidir ve kabul edilemez.' ifadelerini kullandı. BM Genel Sekreteri, taraflara itidal çağrısında bulunarak, insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılması gerektiğinin altını çizdi. UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Bu baskınlar, ajansımızın Filistinli mültecilere sağladığı hayati hizmetleri ciddi şekilde aksatıyor. Neredeyse iki milyon insan, temel gıda, sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrum kalma riskiyle karşı karşıya.' dedi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu gelişme, BM Güvenlik Konseyi'nde de sert tartışmalara yol açtı. Rusya ve Çin, İsrail'in BM tesislerine yönelik eylemlerini kınayan ortak bir bildiri yayımlarken, ABD ise İsrail'in kendini savunma hakkını hatırlatarak, UNRWA'nın bağımsız bir soruşturmayla iddiaları netleştirmesi gerektiğini savundu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Bu tür eylemler, bölgede istikrarı daha da zayıflatır. Uluslararası toplum olarak UNRWA'nın çalışmalarını desteklemek zorundayız.' açıklamasını yaptı.
Ortadoğu'da artan tansiyon, özellikle Gazze'deki insani krizin derinleşmesine neden oluyor. BM'ye göre, Gazze nüfusunun yüzde 85'i evlerini terk etmek zorunda kaldı ve bölge halkı açlık ve hastalıkla mücadele ediyor. UNRWA, bölgedeki en büyük insani yardım kuruluşu olarak, milyonlarca mülteciye gıda, sağlık hizmeti ve eğitim sağlıyor. Baskınlar, ajansın bu kritik operasyonlarını neredeyse durma noktasına getirdi ve uluslararası toplumun yardım çabalarını olumsuz etkiledi. BM İnsan Hakları Ofisi, tüm tarafları uluslararası insancıl hukuka uymaya çağırarak, sivillerin ve sivil altyapının korunması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin merkezinde yer alan UNRWA'nın çalışmalarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, geçmişte UNRWA'ya mali destek sağlayan önemli ülkelerden biri konumunda. Yaşanan baskınlar, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabalarını zayıflatabilir ve Türk dış politikasında Filistin'e destek konusundaki söylemlerini güçlendirebilir. Ayrıca, Ankara'nın İsrail ile ilişkilerini normalleştirme süreci, bu tür olayların ardından daha da karmaşık bir hal alabilir. Türkiye'nin, BM Güvenlik Konseyi nezdinde girişimlerde bulunarak İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinin durdurulması için baskı yapması beklenir. Bölgesel ve küresel düzeyde, bu durum İsrail-Filistin meselesinde uluslararası toplumun daha fazla bölünmesine yol açabilir.