Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Ofisi, Perşembe günü yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda beş gün içinde aralarında dört çocuk ve bir kadının bulunduğu 24 Filistinlinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Açıklamada, ateşkes ilan edilmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen Filistinli sivillerin hâlâ güvenli olmadığı vurgulandı.
Olayın Ayrıntıları ve BM'nin Uyarıları
BM İnsan Hakları Ofisi'nin açıklamasına göre, İsrail güçleri 7-12 Ekim tarihleri arasında Gazze'nin çeşitli bölgelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi. Saldırılarda yaşamını yitirenler arasında dört çocuk ve bir kadın yer alıyor. BM, saldırıların çoğunun yoğun nüfuslu sivil yerleşim bölgelerine isabet ettiğini ve altyapıya ciddi zarar verdiğini belirtti. İnsan hakları ofisi, uluslararası hukuk kapsamında sivillerin korunması gerektiğini hatırlatarak, İsrail'in orantısız güç kullanımına ilişkin endişelerini dile getirdi.
BM raporunda, saldırıların ardından bölgede insani yardım faaliyetlerinin aksadığı, sağlık tesislerinin ve okulların da zarar gördüğü kaydedildi. Özellikle Gazze'nin kuzeyinde yerinden edilmiş ailelerin barındığı geçici kampların hedef alınması, uluslararası toplumda tepkiyle karşılandı. BM yetkilileri, taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısını yineledi.
Ateşkes Sonrası Durum ve Bölgesel Gerilim
Gazze'de ateşkes anlaşması yaklaşık bir yıl önce, Mayıs 2024'te ilan edilmişti. Ancak o tarihten bu yana aralıklarla şiddet olayları devam ediyor. BM'nin son açıklaması, ateşkesin kırılgan olduğunu ve kalıcı bir barışın sağlanamadığını gösteriyor. İsrail yetkilileri saldırıların "terör altyapısını" hedef aldığını savunurken, Filistinli gruplar ise sivil kayıpların hesabının sorulması gerektiğini belirtiyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, Gazze'deki insani durumun giderek kötüleştiği uyarısında bulunuyor. Bölgede elektrik kesintileri, temiz su sıkıntısı ve tıbbi malzeme yetersizliği had safhada. BM verilerine göre, nüfusun büyük bir kısmı uluslararası yardıma muhtaç durumda.
Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmelerden somut sonuç alınamaması, bölgedeki tansiyonun düşmeyeceği endişesini artırıyor. ABD ve Avrupa Birliği'nden yapılan açıklamalarda, taraflara itidal çağrısı yapılırken, İsrail'in askeri operasyonlarının derhal durdurulması istendi. Ancak şu ana kadar kalıcı bir ateşkes sağlanamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki son saldırılar, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar hedefleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, uzun süredir Filistin davasını destekliyor ve iki devletli çözümü savunuyor. Artan sivil kayıpları, Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik eleştirilerini haklı çıkarırken, insani yardım koridorlarının açılması ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için diplomatik çabalarını yoğunlaştırmasını gerektiriyor. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik ve enerji politikalarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin Mısır ve Katar ile yürüttüğü arabuluculuk faaliyetleri, bu süreçte kritik bir rol oynayabilir.